merner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yüz yüze gelmeden ne veriyorsunuz diye sorsalar sopayla kovalarım.

Önce aday söyler beklentisini, şirket bütçesi içerisindeyse ya da yakınsa teklif yapılır. Uçurum varsa teşekkür edilir, bütçeye uygun aday bulunamadıysa bütçe yükseltilip tekrar adaylar ile görüşülür.
Önce aday söylemez, kim ki bunu iddia ediyor işçiyi 2. 3. sınıf gören(bunu da apaçık söyleyince asla kabul etmeyen) insandır.
Esnaf babanın çocuğu olarak büyüdüm, bir çok işçimiz oldu ve 5 yıldır şirketim var bir kimseye de demedim ki ne kadar maaş beklentin var.
İşçidir, hakkıdır diye piyasa da 10 lira ise maaş her zaman 11 verdik. Her kim ki önce işçi söyler diyor apaçık "şuursuzluktur" yaptığı.
Âmil: Sen işçiye önce sen söyle dersen o an ki ihtiyacı doğrutulsunda reddedilmemek için işçi yeri gelir hakkından bile azını veya maksimum hakkını söyler, halbu ki hakkı çoğu zaman fazlasıdır fakat piyasa da herkesin aldığını hakkı olarak ister.

Ben kolay kolay milletin yaptığı yoruma karşılık yorum yapan, fikir beyan eden biri değilim.
Çünkü bu ülke de herkes herşeyi çok bildiğinden ve sinirli bir insan olduğumdan sebep tartışmanın sonun da ne benim fikrimin, ne de karşı tarafın söylemi değişeceğinden böyle tartışmalara girmem.
Birşeyi beyaz görüyorsan sana bunun kırmızı olduğunu 1000 gözün de bunu görüp doğruladığını açıklamam.
Bazen öyle aptalca yorumlara denk geliyorum ki adamın aptallığından verdiği cevaba cevap vermek yerine olduğum yerde sinir krizleri geçiyorum bir insan nasıl bu kadar aptalca cevap verebilir veya ne kadar saygısız olabilir ki söylediğim şeyin üzerine hiçbir şey düşünmemiş diye.
Her neyse bunu da ekliyorum ki saygısızca ve akıldan yoksun bir cevap göreceksem görmeyeyim, görüşümü okuyan nasıl cevap vereceğini bilsin diye.

Son olarak sizi de tanımam, bilmem. Kimseye herhangi bir düşmanlığım da yok ama dürüstçe söylüyorum ki o "sopayla kovalarım" sözünün muhattabı olarak size karşıma alıyorum ve üst satırlar da bahsettiğim "çakal işveren" sınıfının yaptıkları/düşünceleri ve bu düşünceye sahip olan insanların yapacağı yoruma benzettiğim için yorumunuzu doğrudan cevap niteliğinde yazdım.
TR'nin bu güne dek yaşanmış milyonlarca işçi-işveren hikayeleri hepimizin malumudur.

Ortak akıl basittir. Birşeyin bir fiyatı vardır ve biraz altı-biraz üstü olarak o şeyi elde etmek münferit bir olaydır. İki tarafı da üzmez. Elde eden kişi biraz üstten alırsa (maaş) memnun olur, insani duygulara sahipse hakkını ve üzerini aldığı için zaten hakkını ve üzerini vererek çalışır. Tam tersi tevdi olursa da başta konuşulan/anlaşılan şey üzerine kabul etmiştir kişi ve istenilen işi yerine getirir.(aklı ve vicdanı olan bireyler içindir bu söylem)

Fakat birşeyin bir fiyatının var olduğunu bilip bunu ayyuka etmeden "siz ne veriyorsunuz, siz ne bekliyorsunuz" gibi söylemler doğrudan vicdan yoksunu(genellikle) insanlar tarafından söylenir.
Gerçekten piyasasını bilmezsin o ayrı. O zaman da öğrenebileceğin/gözlemleyebileceğin birçok şey var işçiyle bire bire gelmeden önce vesselam.