Peki hocam o halde asıl konuya gelelim. Madem tarikate bağlı olan bir çok kişi manevi anlamda iyilikler yapmıyor, kendi maneviyatını dolayısıyla psikolojik olarak kendini rahatlatmıyor. Madem tarikate bağlı olan birçok kişi maddi anlamda yardımda bulunmak için insanlara iyilik yapmak için elini cebine atmıyor. Tarikate ne gerek var yahu? Derneklere, gösterişli büyük binalara, toplantılara ne gerek var? Yani şunu demeye çalışıyorum. Siz zaten bu iyilikleri yapacak kapasiteye Nakşibendi tarikati olmadan sahipsiniz. Dininizi öğrenebileceğiniz ve başka kimseye ihtiyaç duymadan yorumlayabileceğiniz bir kutsal kitabınız mevcut. (Kitapta geçiyor) O halde neden ben Nakşibendiyim diyerrk yaptığınız iyilikleri onlara mal ediyorsunuz? Neden ben ModaMarka'yım ve bunları yaptım demiyorsunuz? Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum. Ancak benim bildiğim tarikatlerin en büyük amaçlarından bir tanesi dini ve iyiliği daha çok yaymak adına, çok daha fazla kişiye ulaşabilmek adına büyümek çok sayıda kişiyi dini yaşatmak ve dolayısıyla maddi/manevi desteklemek sorunlarıyla da ilgilenmektir. Bir tarikat hem oldukça büyük kitlelere ulaşıyot hem de gerek İslamı yaşayıp, yaşatmak adına ve dolayısıyla iyilik yapmak konusuda başarısız oluyorsa bunun ne anlamı var ki? Sizin örneklerinize göre bir örnek vereyim; bir savaş düşünün ve savaşta ne kadar çoksan karşına da o kadar çok kişi çıkartacaklar. Sen 1 milyon kişiyi bünyene alıp içinden 100 tanesini bile doğru düzgün yetiştiremezsen kazana bilir misin? Yoksa sadece 10 kişiyi iyi eğitmek başarılı olma ihtimalini çok daha yükseklere mi taşır? Demem o ki başarısız ve sahte oluşumların içerisinde yer alıp kendinizi bunşara çok kaptırmak yerine kendi küçük çevrenizde bireysrl olarak çok daha başarılı olabilirsiniz.
aslolan şu ki ben kendim oturdum bunu türettim demedim, bu iyilik ahlakını ben tasavvuf terbiyesi ile aldım kendimde yaşadım, bunu her insanda böyle düşünmek biraz hayalci olur, nefis var şeytan var, evet namaz kılmamanın büyük günah olduğunu bilmeyen türkiyede kimse var mı ? brakın tarikat ehlini. ama kılmıyorlar zinanın ne denli günah olduğnu bilmiyen varmı ? ama malesef ortamı herkes kestirebiliyor bunların çoğunda inanın geçmişinde illa dini inancı olan insanlardır çoğu ama nefis devreye giriyor dünya eğlence daha cazip geliyor, tasavvufa girip gerçek manada mürşinin eğitimine talip kaç kişi çıkar şu ortamda ? mesele tarikata intisap etmek mürşidden el almak ile bitmiyor ki meselede bu değil, tarikat talip olana fayda verir, kişi tövbe eder nefsinin kötü ahlakını gidermek için manevi terbiye zikir ile meşgul olmak isterse fayda görür. ama bu ortamda insanların zevklerini nefsani zevklerini dünya sevgilerini braktırmak öyle matematik hesabı ile olmayacağını siz benden daha iyi bilirsiniz. burada temel mantık şu ortam ve çağ artık insanların günah deryasında savrulduğu bir ortam kime nekadar faydalı olabilir ahlakını düzeltmesine vesile olursak kardır diye bakılıyor. çünkü insanları tımar edemezsiniz. adama sigara içme desen dine allaha küsecek konumda. sadece yaşayarak örnek olmaya çalışıyorsun bu devirde insanlar bahane arıyor dinden çıkmak için burada mürşid ne yapsın burada tarikat ne yapsın

dediğim gibi bu şekilde matematik hesabı gerçekçi olmaz günümüz insanın yaşam modelini haz modelini ele alırsak nekadar zor bir iş olduğunu algılayabiliriz, tarikat sihir ile çalışmıyor ki gelen kişinin başına asayı vur düzelsin bir anda evliya olsun, tüm günahlara nefsani tüm arzulara tövbe edip mürşidden manevi ilerleme amacı ile zikir dersi almayanda düzelme olmaz, kötü ahlak gitmez, günah alışkanlığı gitmez. bu şekilde değerlendirirseniz daha anlamış olursunuz. yokmu hata da olan tarikata giden

bir sürü var ama o noktada düzel dediğinde kişi gelmiyor zaten biraz düzelen hali vardı gelmeyince tamamen eski moduna yaşantısına dönüyor. demeye çalıştığım şu bakış açısı yanlış, insanlar bir tarikata gidiyor diye evliya olmuyor sabır istiyor kişi öğrenip kendisini düzeltmesi gerekiyor kendi iradesi ile bunu talep etmesi gerekiyor dinimizde aksi takdirde o kişinin iradesi yoksa imtihanıda kazanmış olmuyor.