ModaMarka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
nedemek istediğinizi inanın tek tek cümlelerin üstünde durarak anlıyorum söylediğinizi çürütecek hiç bir söz yok ama ben bu şekilde bakamıyorum
şu konuya bir açıklık getirelim daha iyi anlaşılır, her 2 kişiden 1i bağlı kavramı şöyle anlaşılmasın, türkiyenin yarısı taritak ehli bu yarısı gece gündüz böyle faliyetler yapıyor, tabi ki bu iddaa gerçek değil, yarısı bağlı evet ama bu yarının içerisinde kaçı namazına dikkat ediyo ? helal harama dikkat ediyor ? böle iyilik faliyetleri içerisinde bulunuyor ? böyle değerlendirdiğinizde konu daha da anlaşılır hale geliyor. insanların yanılgısıda tepkiside burada başlıyor, nasıl yarısı bağlı ? diyor mesele her bağlı olanın kendine dinine iyilğe nekadar önem verdiği burada insanların zevklerinden hazlarından rahat yaşam biçimlerinden vaz geçmediğini yada tarikata instisap etmiş ama kendine hiç bir konuda çeki düzen vermemiş eski yaşamına devam ettiğini ben kendim çok kez görüyorum kimisi geliyor namaz dışında bir idabet zikir yada ilim meclislerine katılmıyor. kimisi hiç gelmiyor ama sorduğunuzda bağlı. özetle demeye çalıştığım şey ben size bunları kendi şahsımda yapıyorum dediğimde. bunu türkiyenin yarısı böyle imiş diye anlamak değerlendirmek yanlış gerçekçi olmuyor evet. bu gibi hizmetlerde özellikle para konusunda insanların eli pek cebine gitmez bu tamamen boş bir algı yani çok para toplandığı. burada temel gaye şu, evet herkes evliya olamaz en azından adam 5 vakit namazını kılsın iman esaslarını korusun. şuan bu yeterli görülüyor çünkü insanlar çığrından çıkmış durumda. sanırım örnekle izah ettim
Peki hocam o halde asıl konuya gelelim. Madem tarikate bağlı olan bir çok kişi manevi anlamda iyilikler yapmıyor, kendi maneviyatını dolayısıyla psikolojik olarak kendini rahatlatmıyor. Madem tarikate bağlı olan birçok kişi maddi anlamda yardımda bulunmak için insanlara iyilik yapmak için elini cebine atmıyor. Tarikate ne gerek var yahu? Derneklere, gösterişli büyük binalara, toplantılara ne gerek var? Yani şunu demeye çalışıyorum. Siz zaten bu iyilikleri yapacak kapasiteye Nakşibendi tarikati olmadan sahipsiniz. Dininizi öğrenebileceğiniz ve başka kimseye ihtiyaç duymadan yorumlayabileceğiniz bir kutsal kitabınız mevcut. (Kitapta geçiyor) O halde neden ben Nakşibendiyim diyerrk yaptığınız iyilikleri onlara mal ediyorsunuz? Neden ben ModaMarka'yım ve bunları yaptım demiyorsunuz? Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum. Ancak benim bildiğim tarikatlerin en büyük amaçlarından bir tanesi dini ve iyiliği daha çok yaymak adına, çok daha fazla kişiye ulaşabilmek adına büyümek çok sayıda kişiyi dini yaşatmak ve dolayısıyla maddi/manevi desteklemek sorunlarıyla da ilgilenmektir. Bir tarikat hem oldukça büyük kitlelere ulaşıyot hem de gerek İslamı yaşayıp, yaşatmak adına ve dolayısıyla iyilik yapmak konusuda başarısız oluyorsa bunun ne anlamı var ki? Sizin örneklerinize göre bir örnek vereyim; bir savaş düşünün ve savaşta ne kadar çoksan karşına da o kadar çok kişi çıkartacaklar. Sen 1 milyon kişiyi bünyene alıp içinden 100 tanesini bile doğru düzgün yetiştiremezsen kazana bilir misin? Yoksa sadece 10 kişiyi iyi eğitmek başarılı olma ihtimalini çok daha yükseklere mi taşır? Demem o ki başarısız ve sahte oluşumların içerisinde yer alıp kendinizi bunşara çok kaptırmak yerine kendi küçük çevrenizde bireysrl olarak çok daha başarılı olabilirsiniz.