MOZD adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhabalar,
Dini konularda çok tartışmayı sevmeyen, hiç konuşmayan ve çok okuyan biri olarak sizin anladığınız dille size cevap veriyorum. Nasibi olana bu işaret yetişir.

(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20]
(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]
(Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]
(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13]
(De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32]
(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]
(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]
(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]
(İhtilaflı bir işin hükmünü Allahve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]
(Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

(Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

Sonuç:

Kur’an-ı kerim, dinin anayasası hükmündedir. Yüz binlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Âlimler, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri açıklamıştır. Böylece mezhepler ortaya çıkmıştır. Bu açıklamalar olmadan Kur’an-ı kerime uyulamaz. Bugünkü Anayasa da öyledir. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve mahkeme ictihadlarıyla ülke yönetilmektedir. Bunlar olmadan sırf anayasa ile ülke yönetilmez. Anayasa hep kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder. Onun için, sırf anayasa ile memleket idare edilmez, Kur’an mealinden de din öğrenilmez.
Selam olsun,

İslamın ve Hikmetin sahibi sizdiniz sanırım. Memnun oldum.
Benim öyle bir iddiam yok sizin nasibiniz varsa Allah verecektir, ben değil.

Bu söylemler çok eski ve boş söylemlerdir.
Allah ve Resul kavramını detaylıca anlatırım istediğiniz dilde o sorun değil ama konunun özünü gözünüzün önüne getirmek isterim.

Sizin inanışınızda Allah, Resule muhtaç durumdadır.
Resul olmazsa, Allah kendini anlatamıyor, anlaşılamıyor hep bir şeyler eksik kalıyor.
Oysa Kuranın Allah'ı eksikliklerden münezzehtir. Resuller ise Allah kelamını ileten kişilerdir. Bu kelamlarda Kuran'da toplanmıştır.

Artık bu konuda yazmayacağım, cevap vermeyeceğim kimseye.
Bütün gün burada insanların ezberlediği konularla uğraşmayalım.

Sevgiler.