Ayrıca biliminsanları bile yakın zamanda Güneşin ve ayın belli bir yörüngede gittiğini keşfederken kuranı kerimde Allahu teala bize zaten haber veriyor. Bunun gibi birçok delil de mevcut geleceğe dönük haber verdiği.
Ayetin tefsiri TEFSİR:
Bu âyet-i kerîme ile başlayarak Allah Teâlânın birliğinin, sonsuz kudret, ilim ve hikmetinin delilleri sayılıyor ve Onun gerçekten ibâdete lâyık tek ilâh olduğu ispatlanıyor:
Gökleri ve yeri hak ile; yani gerçek bir gaye, büyük bir hikmet, belli bir kanun ve şaşmaz bir nizam içinde, hak ve hakikatin anlaşılması ve yaşanması için yaratmıştır. Rabbimizin yarattığı bu muazzam varlıklar gözümüzün önünde durmakta, ibretle bakabilenleri hayret ve şaşkınlık içinde bırakmaktadır.
Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan Odur. Rahmanın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin? Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak. Göz, aradığı kusuru bulamamanın ezikliği ve bitkinliği içinde sana geri dönecektir. (Mülk 67/3-4)
Geceyle gündüzü dâimî olarak birbiri üzerine dolamaktadır. Hiç durmaksızın gündüz gecenin, gece de gündüzün yerini almaktadır.
Bu âyette geçen اَلتَّكْو۪يرُ (tekvîr) kelimesi, baş gibi kürevî bir cismin etrafında bir şeyi, meselâ sarığı döndürerek sarmak, daha açık bir tâbirle dolamak demektir. Bu tâbirin, tabiatta cereyan eden bir gerçeği tasvir ettiği anlaşılmaktadır: Kendi mihveri etrafında dönen yerkürenin güneşe bakan kısmı aydınlık, yani gündüz olur. Ancak, yerküre döndüğünden dolayı bu aydınlık kısım aynen devam etmez. Hareket ettikçe aydınlık olan kısımlar karanlığa, karanlık olan kısımlar da aydınlığa bürünür. Yâni devamlı bir şekilde gece gündüzün, gündüz de gecenin üzerine dolanır. Bu da, yeryüzü sathının yuvarlak olduğunu gösterir. İşte âyette kullanılan tekvîr tabiri, bu şekilde yeryüzünün kürevî yuvarlaklıkta olduğuna ve döndüğüne işaret etmekte; yerin küre oluşu ve dönüşü de tekvîr tabirini son derece dakîk bir tarzda tefsir etmektedir.
Güneş ve ay da Allahın emrine boyun eğmiş, belli bir vakte kadar yörüngelerinde akıp gitmektedirler. Allahtan başka kimin kudreti bunları elinde tutup emrine boyun eğdirebilir? Ondan başka kim istediği gibi onları kontrol altına alıp hareket ettirebilir?