TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Benim düştüğüm komutanlar dediğinizi fazlasıyla yapıyordu. Mutlak itaat etmeyenler ufak üf püf edenler eğer kalifiye değilse ağzını burnunu dağıtıyordu komutanlar. Yani sizin çocuğunuz agresif ise böyle komutanlara denk gelirse, bedelli imkanı varsa o zaman sizin çok farklı yere konumlandırabilir.

İyileri var mıdır vardır illa. Ama böyle komutanlara denk gelirse eğer kendini gösterip sıyrılamazsa çok kötü muamele görebilir.
Şöyle anlatayım, ben karargahta yazıcıydım. Tabii ki herkes bilgisayardan iyi anlamıyor. Eğer komutana ters gelen bir durum olursa yüzbaşı yazıcıların dinlenme odasına çekiyor (dinlenme odası da metal dolaplar üzerinde oturuyoruz) neyse, yüzbaşı diyor ki burnun kanarsa burnunu elinle tut, eğer yere kan damlarsa burnuna daha çok çakarım daha çok döver bayıltırım diyor. Ki dedikleri de gerçekleşiyor döve döve bayıltıyor arkadaşı.
Bunu neden yapıyor. Çünkü karargah bölüğüne yeni atandı ve diğer askerlere komutaya geçer geçmez gözdağı veriyor. Bunu gören askerler o komutanın her emrini mutlak yerine getiriyor.

Ben bilgisayardan yazıcıdan elektronikten inşaattan tadilattan iyi anladığım ve ordaki arkadaşlara göre mantıklı ve doğru cevaplar verdiğim için aynı komutandan sadece enseye bi tokatla yırttım. Sinir krizi geçirip bana da dalsaydı bende birşey yapamazdım çünkü subaylara bir şiddet gösterdiğinde disko denen sana köle gibi davranılan disiplin koğuşuna gönderiyorlar. Orada senden küçükler botlarını boyatıyor yeri yalatıyor başın hep öne eğik dolaşıyorsun başı kaldırırsan jopluyorlar vs.. filmlerde gördüğünüz her türlü pislik var ve gerçek yani.

O yüzden düşüncelerinizi değiştirirken çocuğunuzun böyle komutanları olan kışlaya düşme ihtimalini de düşünün.
Ben askerden sonra 2 sene içinde çok arkadaşımı sildim sırf psikolojim bozuk olduğu için... konuşmalarım hitabetim dövecek gibiydi atarlı giderli hep 2 senede zor toparladım...

Tabi 15 ay ve komando olarak yaptım. Komandoların %90ının kafası kırıktır, psikolojisi bozuktur...

Bir daha düşünmenize o ince çizgide taraf seçmenize yardımcı olayım dedim
teşekkür ederim çok haklısınız. Bu kadarı da fazla. Hayatından hem orada bulunulan süreci hem de üstüne psikolojisini toparlamak için gerekecek zamanı da çaldığı düşünülürse nihai amacımız bu değil elbette. Keşke bu eğitimi ve sorumluluk-disiplin bilincini çocuklarımıza eğitimcilerle birlikte, ele ele ve ortak bir bilinçle verebilsek de bu kadar aşırılıklara gerek olmasa ama maalesef şu an eğitim sisteminin de aldığı hal düşünülünce gençlerin şımarıklığı ve egolarından geçilmiyor. Çocuklarımı daha iyi bir eğitim ve daha donanımlı okullar olması açısından özel okula yolluyorum ama eğitimcilerin öğrenciler ve velileri tarafından oyuncak edilme halleri ve bu sistem hiç hoşuma gitmiyor. Daha hiyerarşik düzene uyumlu, aşırılıktan uzak ama biraz tecrübeye bilgiye ehemmiyet verecek bir sistemi tercih ederdim. Bir gün gelip de askerlik iyi fikir mi acaba diye düşüneceğimi aklıma bile getirmezdim ama günde 20 defa üstünü değiştirme, gerçekten kirliyse değiştir, üstünden çıkan kıyafetini kirliye at, yerlere atma dediğiniz çocuğunuz size; "bu kadar abartmasan mı acaba? Sanki elde mi yıkanıyor? Makine yıkıyor zaten" bilmem ne v.s. v.s. dediği zaman ve hayatın çeşitli alanlarında böyle cevaplar alınca, hayatın anne-baba koruması ve bu naiflik altında geçmeyebileceğini öğrenmeleri için daha iyi bir yol olabilir mi diye düşünüyor insan..