Pitbull v.b. türdeki hayvanların işkence görerek büyütülmedikleri, sevgiyle yetiştirildikleri zaman ne kadar pamuk gibi hayvanlar oldukları, çoğunun pek akıllı ve genelde de sadık oldukları hepimiz tarafından bilinen bir gerçek ancak bir diğer bilinen gerçek ise, bazı itlerin!! bu hayvancağızları kontrolsüzce satın aldığı ve bu şekilde yetiştirip sağa sola güya hava attıktan sonra sıkıldıkları zaman sokağa saldıkları ve bu şartlar altında yetiştirilen bu canlıların sokaklarda tehlike yarattığıdır.
İlaveten köpeklerle iç içe insanlar daha iyi bilirler ki tabi ki hiç bir hayvanın kötü niyeti olamayacak olmakla beraber, bazen boyutlarından bile bağımsız olmak üzere bazı köpek türlerinin avcılık içgüdüleri daha kuvvetlidir, ayrıca köpekler sürü halinde dolaştıklarında zaman zaman durduk yere de agresifleşebilirler. Burada köpekler elbette ki suçlu değil ancak saldırıya uğrayan çocuğun suçlu olma olasılığı da oldukça düşük..
Bu tartışmalarda yaşanan en büyük sıkıntı, gerçek sorumluları bulmak, sorunun oluşmadan önüne geçilmesi ve var olan sorunun ise giderilmesi için insani çözümler aramaya çalışmak yerine tarafların birbirlerine saldırması oluyor.
Bir taraf haklı şikayetini dile getirirken, hiç bir suçu olmayan ve doğası ve yetiştirilişi gereği o şekilde davranan hayvanlara "it" dediği için bu tavır hayvanseverlere düşmanca görünüyor ve savunmaya geçiyorlar ama savunmaya geçen taraf da akıl dışı önerilerde bulununca bu kez çözüm üretmeye çalışmak yerine kavga çıkıyor. Olan yine suçsuz çocuklara ya da odunla sopayla dayak yiyen ya da öldürülen hayvanlara oluyor işin sonunda..
Hayvanların uygun şartlarda yaşam haklarını savunurken, insanların da yaşam hakkını unutmamak gerekiyor. İnsanın güvenle yaşam hakkını savunmak demek ise insanı hayvanın üstünde tutmak demek değil ancak bahsettiğimiz olayların cereyan ettiği yerler de ormanların içi, dağların başları değil, şehirlerin ortaları. Şehirlerde gerçekten sahipsiz bu kadar hayvanın yaşaması medeniyetin hiç bir bakış açısının kabul edeceği bir şey değil zaten ama toplatılmaları ve barınakları konulmaları da kesinlikle çözüm değil.
İşin uzmanları tarafından planlanmış ve bütçesi ayarlanmış bir organizasyonla başı boş köpek sürülerinin ele başlarının toplatılıp düzgün bir rehabilitasyon sürecinden geçirilmeleri, var olanların hızlıca ve güvenli şekilde kısırlaştırılıp ihtiyacı olan diğerlerinin de rehabilite edildikten sonra tekrar salınmaları zaten 5-10 senelik bir süreç içerisinde sorunu çok büyük ölçüde çözecektir. Zaten bu şekilde kontrolsüzce çoğalan köpek nüfusunda bu hayvanların kendileri de perişan oluyorlar. Genelde korkululuyor, sevilmiyor, itilip kakılıyorlar, aç kalıyorlar, araba çarpıyor, donuyorlar v.s. v.s.. Üstüne bir de kışkırtmalara meyilli ve saldırgan yetiştirilip sokağa atılmış türler eklenince, şehrin ortasında hayvanlar ile insanlar arasında gereksiz bir savaş veriliyor. Kısacası yine suçluları yanlış yerlerde arıyoruz.