En doğru kararı vermişsiniz, hiç vicdan falan yapmayın bence bu devirde yapılması en mantıklı olan şey bu zaten. 5 gün önce bir arkadaşım ile akşam vakti sohbet ediyorduk, 2,5 yaşlarında bir kızı var ve babalığın verdiği içgüdü ile çok korumacı, kızının geleceğini düşünen ve onun için kaygı duyan bir baba figürüne dönüştü. Bende konuşmamız esnasında şöyle birkaç cümle ettim. Bunlar daha iyi günlerimiz, kızın ileride telefon almak isteyecek, 24 ay taksit ödeyecek. Daha sonra o telefonun iki üst modeli çıkmış olacak, taksit bittiğinde yeniden 24 ay taksit ödeyecek, haberleşmek için bir telefon almak isterken ömrü o telefon için çalışmak ile geçecek, yarı aç yarı tok, telefondan arda kalan para ile kira ödeyecek, sonra bir bakmış hiç yaşamadan yaşlanıvermiş. Çocuğun için bunu mu istiyorsun? dedim.



Ne yapayım başka dedi, bas git Kanada'ya, çocuğunun harika bir geleceği olur, Amerika veya Avrupa'da olur ama bu ülkeden artık ümidi kesme vakti dedim, doğru söylüyorsun dedi ve telefonu kapattık. Bu arkadaşım gerçekten bunu 3 gün boyunca düşünmüş, araştırmış, şartlar hakkında bilgi edinmiş ve 2 gün önce de pasaport harcını ödedi, vizesi çıkarsa birkaç haftaya Hollanda'ya gidiyor ciddi ciddi. Daha iyi bir seçenek yok, Suriyeliler bile Avrupa'ya gidebilse bu ülkede dururlar mı? Yaşanılacak yer olmaktan çıktı artık ülkemiz, özellikle 28 Mayıs tarihinden sonra da ülkeden kopuşlar hızlandı. 3 saat kadar önce günlük rutin yürüyüşüme çıkmıştım, Türkçeden çok Arapça konuşana denk geldim, abartı olsun diye söylemiyorum, en az 4-5 grup gördüm Arapça konuşan, bu düzen böyle gitmez. Neyse uzatmayayım, sizin adınıza çok sevindim, yolunuz açık olsun, Esenlikler.