bu devirde hiç şaşaırmam... "Aaaa senin de kötü bir çevren varmış ama" da diyemem. herkes sefil, herkes rezil. mesela benim birinci derece akrabalarımdan arkasını dönmeyen, kazık atmayan olmadı. işi düşünce arayıp sen düşünce tekmeleyen çok oldu ama...
Senin kafa aslında iyi bir kafa.... olası her türlü kazığı düşünüp ona göre alternatif çıkışlar üretebilirsin. bu olay insanı ülser ediyor, onu kontrol altına alman gerek.
Ama sana komik birşey söyleyeyim.... ben 55 yaşındayım... 15 sene kadar önce anladım ki bu aslında bir yetenek... şirket birleşmelerinde, finansman yönetimi projelerinde, yatırımlarda, fabrika ve üretim tesisi kurulumunda, özellikle de devlet teşviklerinin işin iççinde olduğu hallerde... aklı başında yöneticilerin herşeyin kötüsünü düşünen birine ihtiyaç olduğunu düşündüklerini farkettim... herşey bir kahve masasına tesadüfen gelen tanımadığım bir adamıla geyik yaparken başladı. sektörü yazmayacağım ama o adama başına gelebilecek kötü şeyleri anlatmakla başladı olay. sonra onun yurtdışındaki bir tanıdığı banka türü bir finans kurumu kuracakmı, olay onunla devam etti...
demem o ki o durduramadığın kafa sesin senin çıkışın olabilir. mesela kaç kişi yapabileceği işlerin negatif sonuçlarını töhmin edip ona göre önlem alıyor sanıyorsun ?
bu durum yaşadığı coğrafyaya uyum sağlayamayan normalin üzerinde bir zeka belirtisi de olabilir.
bence bu olayı kendi başına kimseye muhtaç olmadan yapabileceğin işlerin olumsuz sonuçlarını değerlendirmek için kullanmayı dene...
haaa diyorsun ki bu şüpheler özle hayat meseleleri ile ilgili.... ona da şaşırmam. o konuda da tek söyleyeceğim aldırma, zaman bırak... bir yaşa gelince ne hatırlıyorsun, ne de umursuyorsun. Bir filmde şöyle bir replik vardı, hangisiydi hatırlamıyorum:
"başa gelmemiş şeyler için peşin peşin dertlenemem"
Çok sevdiğim yabancı bir arkadaşım da şunu derdi kötü şeyler olduğu ve karanlık bulutlar çöktüğü zaman:
"eh şimdi yapacak bişey yok, o zaman devam"... kimbilir nerede şimdi kendisi....