TEFSİR:


Allah Teâlâ, istediği her işi yapabilecek bir kudrete sahiptir. O, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamber olmasını, ona Kur’an’ın inmesini murat etmiş, bu da gerçekleşmiştir. Yine O, İslâm’ın zafer ve gâlibiyetini, İslâm düşmanlarının ise helak ve hezimetlerini istemiştir. Nitekim peygamberler tarihi boyunca hep bu murâd-ı ilâhî tahakkuk etmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.s.) örneğinde bu durum yeniden tekerrür edecektir. Bunun en muşahhas delili, Cenâb-ı Hakk’ın yeryüzünde tecelli eden ilâhî kudret akışları ve azamet tezâhürleridir.

Toprağı, suyu, havası ve iklimi aynı olan bir arazi üzerinde binlerce renk, koku, tat, çeşit ve şekilde faydalı ve güzel bitkiler yetişmektedir. Bu durum, Allah Teâlâ’nın üstün bir irade, nihâyetsiz bir ilim, hikmet ve kudret sahibi olduğunu gösterir. Buna rağmen insanların çoğu iman etmezler. Ancak netice itibariyle Rabbimiz, kendine karşı gelenleri asla mağlup edilmez kudretiyle cezalandıracak, iman edip sâlih ameller yolunu tutanları da sonsuz merhametiyle mükâfatlandıracaktır.

Sûre sonuna kadar her bir peygamber kıssası anlatılırken bir taraftan kahır tecellilerine ve bir taraftan da rahmet tecellilerine yer verilmekte, bununla âhenkdâr bir şekilde Allah’ın “Azîz ve Rahîm” isimleri tekrarlanarak zikredilmektedir.

7-9 ayetlerin tefsiridir.