"beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz" bu alıntıyla mesajıma başlayayım. Hemen hemen bu forumdaki herkes bu durumu yaşamıştır. Bir şeyi o kadar çekici gelir ki gözümüzü aklımızı ondan alamayız. Sürekli onu görmek, sesini duymak ya da kokusunu alabilmeyi ister dururuz. Bu durum her geçen gün arttıkça artar ve bunu genellikle aşk sanarız ancak platonik bir durumdur. Bu durumu ilişkiye çevirdikten bir süre sonra ise hayallerimizdekiyle değil gerçekteki kişiliğiyle tanışmaya başlarız işte o zaman zurnanın zort ettiği yere gelmiş oluruz. Karakter olarak tam zıt olma durumuyla tartışmalar anlaşamamalar başlar tabi bazı etkenler nedeni ile birçok kişi bu toksik ilişkiyi bitiremez (çevre durumu, karşı cinsin çok sulugöz olması, yapılan yatırımın çok olması bu durum direk olmasa bile bilinçaltında yer eder). Bitirme noktasına gelindiğinde ise kan davalısıymış gibi ayrılma olur. Daha sonrasında ise aşk acısı başlar tabi bu aşk acısı gerçek bir aşkın acısı olmadığından platonik duyguların tekrardan gün yüzüne çıkmasıyla artar. Onsuz yapamama, özlem duyma vs vs vs. Ulan funky napak olm bekar mı kalalım demeyin tanıyın tanımaya çalışın. Konu sahibi arkadaş için ufak bir öneri hobilerini, sevdiği müzikleri filmleri öğrenerek ortak bir noktada etkinlikler yapmaya çalışın. Sohbet sohbeti açar derler storylerinden yürüyebilirsin mesala. Örneğin bir şarkıyı paylaştıysa o şarkıcının diğer şarkılarına bak ya da varsa coverlarına bak ve de ki " ya ben bu şarkıcının şu şarkısını ya da şu coverini daha çok seviyorum"! Buradan muhabbet aç ama genellikle hem fikir olma hem fikir olduğunda ise hmmm peki tamam kısmına çok kısa sürede gelirsin sonra da konu açarsın konuşacak konu bulamıyorum diye Daha yazdıkça yazarım ama lafın özü ortak nokta bulup etkinlik buluşma ayarlamaya bak ve seni rahatsız edebilecek davranışlara düşüncelere karşı ağzını yokla baktın kafa dengi o zaman o tek atımlık kurşunu kullan