Kim yazdıysa çok şey yazıp hiçbir şey anlatmama kategorisine girmiş bir yazı, adeta ben ne okudum dedirtiyor. İnanç sistemleri ile bilim ters mıknatıslanma yapar, sorun çıkmaması birbirlerinin alanlarına girmemeleri gerekir. Bilim kendini yanlışlayarak, tez ve antitez ile ilerler, sonucu asla garanti etmez ama doğruya en yakın sonuca ulaştırır. Örneğin bir iskelet bulunur ve bu iskelet insan iskeletidir, 50 bin ile 60 bin yıl öncesine aittir der. Din ise örneğin Tevrat Adem dünyaya 6 bin sene önce gelmiştir dediğine göre bilime ters düşmüştür, böyle spesifik bir şeyden bahsederek bence kendi ayağına sıkmıştır. Bilim net olarak 50 bin yıl önce insanın var olduğunu ispatlamış mıdır? Ne 50 bini, 7-8 bin bile yeter ama 1,4 milyon yaşında insan fosilinin varlığını bile okumuştum. Yine bilim der ki ;
Birde Rahman suresine bakalım ne demiş.
Bakınız, hem tatlı hem tuzlu sularda inci ve mercan yetişebileceği Tanrı tarafından söylenmiş. Tanrı yalan söyler mi? Bence söylemez, eğer bu cümle yanlışsa bunu söyleyen Tanrı olamaz haliyle, çünkü dediğimiz gibi Tanrı yalan söylemez.
Şimdi ne oldu? Bilim ile inanç birbirine ters düşmüş oldu. Sadece bu kadar mı? Sayısız kere ters düşülen nokta var, say say bitmez. En azından konu kilitlenmeden bir tane yazayım dedim.