Hocam sanırım konuyu tam olarak anlatamamışım, buradaki problem tamamen polisin dediği şeyi inkâr edip hakaretler yağdırması. Ben sorduğumda cevap olarak "aracı buraya koyamazsın" dese ben neden koyayım? Sen bir polisten onay aldıktan en fazla 10 dakika sonra azar işitsen "ama böyle demiştiniz?" dediğin zaman da "ben öyle bir şey demedim" dese bu yorumları yapabilecek misiniz? Empati yapmanızı bekliyorum, benim burada ele aldığım şahıslar belli. Komple emniyet teşkilatı hakkında bir yargım yok, tanıdığım iyi polisler de oldu bekçiler de askerler de oldu evet kötüsü de oldu ama böylesi hiç olmadı, ben keyfimden bu kadar satır yazmadım empati yaptığınız zaman anlarsınız diye düşünüyorum. İlla bu şahısların tüm teşkilata zarar verdiğini anlamak için benzer olayların başınıza gelmesi mi lazım?
Konu başlığı "Ne olacak bu polislerin egosu" ise, bu konuya şahsen çok iyi niyetle bakamam ben, kusura bakmayın. Aslında size olayın gidişatını söyledim ama benim yazdıklarımı maalesef okumamışsınız. Bakın tekrar söylüyorum, polislerin sahibi yok. Şu an herkes vur abalıya misali polislere vuruyor. Polislerin psikolojisi hiç iyi değil. Çakma 12/36 adı verilen garabet bir sistemde çalıştırılıyorlar. Senede sadece 15 gün, o da amirlerinin uygun gördüğü zamanda izin kullanıyorlar. Amir, müdür baskısı üst seviyede. Sadece o da değil. Siyasi baskı inanılmaz derecede. Hükümet ya da muhalefet farketmiyor. Piyon gibi polisler halkın karşısına sürülüyor. Sendikaları olmadığı için, haklarını arayamıyorlar. Bu sebeple ne emir verilirse uyguluyorlar. Size bağırdıklarında, aslında iyi bir şey yapmaya çalışıyorlar. Size ceza yazmak istemiyorlar. Fakat bağırıyorlar, çünkü sizin gibi her gün yüzlercesi ile diyalog halindeler, dayanamıyorlar. Haklılar mı, değiller. Fakat bir yerde insan patlıyor. Haftada ortalama 1 polisin intihar etmesi, aslında birçok şeyi açıklıyor ama işte, kimse duymuyor.