Dünya tarihinin gördüğü en büyük devrim ve teknolojik yenilik: internet. 1999 yılında internet cafelerde 56k dial up ile bu cennetin nimetlerinden yararlanmaya başladık. Yahoo gibi milyonlarca dolarla yapılıp yönetilebilecek mail hizmetini bedavaya kullanıyorduk. Sayısız hizmeti bedavaya kullanıp keyif alırken üzümünü yiyip bağını sormuyorduk.

Yine 1999da (tam da doğru zamanda) matrix gibi, bilgisayarların dünyayı ele geçirdiği kült film bizi büyüledi.

Yıllar sonra google devrimi ile yine bedava internette bilgi araştırmak ve bulmak ayrı bir keyif verdi. Onlar sadece reklam yayınlayarak gelir kazandığı için bizim içimiz rahattı.

Geçen 25 yıl içinde internet lüks pahalı bir eğlence olmaktan çıkıp herkesin kullandığı temel ihtiyaç haline geldi. İnternetin nimetleri cennet gibi. Herşey kolay herşey ucuz. herşey elinin altında.

Yaşamımızda vazgeçilmez olan internet artık hemen herşeyimizin yönetim ve komntrol merkezi. Banka iş eğitim seyahat yemek vd.

Bu kadar büyük nimetleri olan internetin zayıf noktaları da var tabii ki. Siber saldırı, hack, hizmet sonlandırma gibi durum olduğunda bir anlık kesinti büyük zararlara yol açabiliyor. Kıytırık facebook twitter whatsapp bile bir dakika kesilince herkes telaş içinde.

***

Bilim ve teknoloji nimetleri tabii ki en verimli şekilde kullanılmalıdır. Ancak %100 intrenete bağımlı ve altyernatifsiz bir yaşam hiç ummadığımız bir zamanda kaosa yol açabilir. Tren uçak otobüs seferlerinin bir an aksaması. Elektrik su veyua doğlagazın bir günlüğüne kesilmesi. bankaların devlet kurumlarının bir günlüğüne ulaşılamaz olması.

Köylerde kırsal alanda yaşam biraz daha doğaya bağlı. Ancak şehirlerde en küçük bir aksama çok ciddi problemlere neden olabilir. Birkaç yıl önce aşırı kar yağışı sonrası 3 gün elektirk kesildi. Yaşadığım köyde 3 gün ciddi sıkıntı çektik. 100 metre ileride komşumuzun su tulumbası ile yerltı kaynak suyu çekip eve taşıdık ve öyle kullandık. Yaşadığımız bu sıkıntı aklıma çok şey getirdi.

Bugün çeşitli konfor ve rahatlık içinde yaşarken, olabilecek en küçük aksaklıklar ciddi sorunlara neden olabilir. Su elektrik internet doğalgaz kesintisi, telefonların çalışmaması, ulaşımın aksaması...

***

Bahsettiğim sorunların küçük çaplı olanlarını farklı zamanlarda farklı yerlerde yaşadık. Ve sonucu çok zarar verici oldu. Kar yağışı sonrası elektrik kesintisi, sel sonrası gaz elektrik telefon kesintisi, deprem sonrası gsm şebekeleri felç olması, vd.

Yaşanan bu felaketlerden sonra maalesef bu sorunların ileride tekrar etmesine karşılık çözüm amaçlı çalışma yapılmadı. yapıldıysa da son derece yetersiz. Bu felaketlerin daha büyüğü yaşandığında ise TAM OLARAK ÇARESİZ KALACAĞIMIZ son derece açık değil mi? Hükümetler ve belediyeler gsm şirketleri bu konuda MECBUREN yetersiz kalacak.

Yaşanan büyük felaket içerisinde insanlar çaresizlikten şaşırıp kalacaklar ve sürekli yakınacaklar. Yerli ordu, yerel yönetimler, telefon su sağlık vd hizmetler ciddi oranda aksayacak.

İnsanlar bu kaos içerisinde en temel içgüdüleri olan yaşama ve hayatta kalma güdüsüyle duygusal davranacak. Tam bu andakarşımıza kurtarıcı olarak süper kahraman ABD-NATO-AB-DSÖ-IMF temelli küresel yapı çıkacak. Devletlerin çzöemediği sorunları çözmek için reçete sunacak.

İnsanlar açlık yokluk çaresizlik içerisinde kendi devletlerine karşı küresel bir yönetim gücünün hükümranlığını kabul etmek zorunda kalacak.

Yukarıda saydığım felaketlerin çok daha küçükleri yaşandığı halde, insanların nasıl KENDİ DEVLETİNE KARŞI GELİP DIŞ GÜÇ TALEBİNDE BULUNDUĞUNU hep birlikte gördük.

Normal silahlı bir savaş yoluyla devletlerin ve toplumların işgaledilmesi çok çok zordur. Bunu afganistamda ve ırakta bile tam olarak yapamıyorlar.
Ancak insanları felkaetlere yokluğa mahkum ederseniz kurtarıcı rolü üstlenip her türlü işgali İNSANİ YARDIM adı altında yapabilirsiniz.


ABD-NATO-AB-DSÖ-IMF insani yardım diye bir şey düşünemez. Çünkü en az 100 yıldır zaten sürekli işgal sömürü soykırım köleleştirme ve darbe yapıyorlar zaten. Bu güçlerin insani amaç taşıdığını düşünmek ahmaklıktır gaflettir dalalettir.

100 yıldan daha uzun süredir, dünya tarihinde görülmemiş işgal soykırım sömürge asimilasyon yapan devletler belli değil mi? Bunlar mı insani yardım yapacak?

Ancak görülen o ki, yaşanan en küçük afette bile insanlar yardım adı altında YABANCI ASKERİ GÜÇLERİN MÜDAHALESİNİ İSTİYOR. Yani savaş işgal ve sömürünün en kolay en etkili yolunu buldular, bizler de insan kitlesi olarak buna hazırız ve razıyız.

***

12 eylül öncesi insanlar anarşi terör cinayet yokluk açlıkla öyle ezildi ki, insanlar darbe olsun kurtulalım diye düşünmeye başladı. İnsanlarhazır olunca da 12 eylül darbesi yapıldı. Kimin yaptırdığı ve ne için yaptırdığını herkes biliyor.
12 eylülü yaptıranlar toplumun sosyolojisini çok iyi biliyor. İnsanların hassasiyetlerini çok iyi biliyor. işte o zaafiyetleri kullanıp yeni darbe ve işgal amaçlarını yerine getirebilirler.

Hatay depreminde herkes kendi devletini suçlayıp dış güç müdahalesi talebinde bulundu. Bu da toplum ve devlet olarak ne durumda olduğumuzu gösteriyor.

En büyük felaket henüz yaşanmamış olandır. 12 eylül, izmit depremi, hatay depremi derken her seferinde çıta biraz daha yükseliyor. daha kötğ ne olabilir ki derken her seferinde biraz daha zorlanıyoruz. Görüyoruz ki bu durumlar için hiç de hazır değiliz. Ne psikolojik ne sosyolojik ne lojistik ne de diğer alanlarda...

***

Bugün ekonomik buhrana rağmen hala daha eğlence keyif lüks gösteriş ve tüketimle yine aynı modda yaşayıp duruyoruz. Olası büyük felaket ve yıkım için hiçbir hazırlığımız yok. Devleti ve belediyeleri suçlama kolaylığı altında kendi bireysel hiçbir çabamızın olmaması.

Herkes 50.000 TLlik telefonu alma hayali peşinde, ama kimsenin evinde 500 tllik deprem çantası yok. Çünkü eğlence ve keyik her zaman yaşam ve hayatta kalmaktan daha önemli.
Hayatı bu şekilde yaşıyoruz.

Biz eğlence keyif lüks ve gösteriş peşinde zamanı gücü ve parayı harcarken, 100 yıl önce Çanakkalede çarpıştığımız kişiler hala daha her koldan zayıf noktamıza saldırma derdindeler.

Bizler DIJ GÜJLER DIJ GÜJLER diye dalga geçip eğlenirken, çağdaş moderm hümanist demokratik batı bizi hep pkk fetö ermeni kürt kıbrıs azerbaycan sopalarıyla dövmeye çalışıyor. Aynı yerlerden her yıl ayrı ayrı dayak yediğimiz halde hep batıya tapıyor, batıya hayranlık duyuyoruz.

***

Dijital teknoloji eğlence keyif iş ve hayat için inanılmaz cennetler suunuyor. Biz de ağzı açık bu cennetlerde keyif içinde yüzüyoruz. En değerli zamanımızı saçma sapan sosyal medya paylaşımları ile öldürüyoruz.
Bir gün basit bir kesinti veya SÖZDE TERÖR SALDIRISI ile tüm hayat felç olabilir. Aslında bunun olmaması çok düşük ihtimal. Veya VATANDAŞLIK KREDİ PUANI ile bireyin tüm hayatını felç edebilirler.

Küresel dijital insan yönetim sistemi izin vermiyorsa sağlık eğitim alışveriş ulaşım haklarınız bir anda yok edilebilir.

Cennet görünümüde yeni cehenneme, küresel dijital kölelik sistemine hoş geldiniz.