hiç aramaz, hal hatır sormaz, işi düşünce de arar.
kötü ve/veya mutlu zamanında ararım tebrik ederim falan onun dışında ben tam olarak buyum normal zamanda aramaya ne gerek var zaten yazışma imkanı var.
hocam hiç aramaz olmuyorsun ama bu durumda
ben şöyle örnek vereyim, 4 sene üniversite okudum, 3 .derece akrabaları her bayram seyran aradım bayramlarını tebrik ederdim, memlekete her gittiğimde ziyaret eder ellerini gözleriini öperdim. asftık o zamanlar...
birisi de seni bir gün aramaz mı ya, nasılsın yeğenim, kuzen bir ihtiyacın var mı gurbettesin sen şudur budur.
evilenirsin aramaz sormaz.. ama ne zaman ki çolugu cocuguna iş lazım olur, başka birşey lazım olur işi düşer o zaman oo yeğenim nasılsın bizim cocugun bir işi var sen halledersin.
he hallederim! sevgiyle(!) git dayı kusura bakma, bu zamana kadar aramadın, bundan sonra da arama beni!
forumda da var aynı adamlar, bir destek beklersin görür katılmaz, bir girişimin olur görür desteklemez, ama iş düşünce senden abisi senden kralı yok.
kastım bu tip akbabalar
Ben tam tersi düşünüyorum aslında. İnsanların sadece işi düştüğünde beni aramalarına kızmıyorum, çünkü ben de sadece işim düştüğünde onları arıyor olacağım. Çoğunun hayatının ne noktada ilerlediği beni ilgilendirmiyor, benim hayatımla da yalandan ilgileniyormuş gibi yapmalarındansa hiç ilgilenmemelerini tercih ediyorum. Buna takılmayı bıraktığımdan beri mental olarak daha sağlıklı olduğumu düşünüyorum.
hocam direkt çıkar üzerine kurulan ilişkiler farklıdır, atıyorum iş arkadaşın, adı üstünde iş arkadaşı, elbette işi düşünce arayacak. fakat sana işi düşünce gereksiz samimiyetle gelen, gereksiz samimi taleplerde bulunan, tam olarak dediğiniz gibi yapmacık çevreden bahsediyorum.
beni 10 yıl aramamışsan, senin için bir zahmete gireceğimi düşünecek yüzün olmamalı şahsen, çünkü 10 yıl görüşmediğimize göre o samimiyette değiliz demektir.