Sanallaşmayalım

Kumar oynamayı bir tür eğlence ativitesi gibi görmeye başlamalısınız. Kimisi arkadaşları ile çay içer, kimisi gece kulübünde takılır, kimisi de kumar oynar. Bunu bir nevi eğlence ve stres atma yöntemi olarak değerlendirirseniz size en az zarar ile kurtulur ya da bununla yaşamayı öğrenirsiniz. Ama eğer kazanma hırsına geçiş yaptıysanız vay halinize.

Ailecek Kıbrıs'ı çok severiz. Yanlış anlama olmasın, konumu, havası, kimsenin kimseye karışmaması, sakinliği vs vs... Sürekli düzenli gidip geliriz uzun yıllardır. Doğal olarak casino kültürümüz de yüksek seviyededir. İlk günden beri 1 sefer bile kazanalım diye o kapıdan girmedik. Nasıl türkü bara gidip eğlenip çıkıyorsak, aynı mantık ile de casinolara gidiyoruz. Limitimiz belli, saatimiz belli. Bu gece için 10TL belirlediysek asla üstüne çıkmıyoruz. Bitti ise çorbamızı içip evimize dönüyoruz. Kazandıysak mı? O zaman ertesi gün için 20TL'sini ayırıp geri kalanını Kıbrıs'ta saçma sapan eziyoruz. Asla kendimize dair bir alım yapmıyoruz. Kazandığımız para bizimle asla gezmiyor ve Türkiye'ye dönmüyor. Bu psikoloji ile de asla kazanma gibi bir derdimiz olmuyor Yatırım tavsiyesi değil ama öyle olunca da sürekli kazanıyoruz nalet şeyi

Ne mi kazanıyoruz? Kumar sistemi şu şekildedir. Kasanın komisyonu ortalama %50-%70 arasındadır. Geriye kalan %30'u dağıtır slotlar vs... O dağıtılan %30 da zaten diğer oynayıp da kaybedenlerin parası. Yani para el değiştirir sadece. Casino'da el değiştirirken arada size verdiği konfor sebebi ile komisyonunu alır. Bu gece ben kaybederim, yan slottaki arkadaşım kazanır, yarın gece o kaybeder, ben kazanırım. Gerçek kazanan tabiki de casino. Biz sadece kaybederken veya kazanırken geçen zamanda eğlenmeye bakarız

Kısacası; online vs işlerine sakın ama sakın girmeyin. Orada kaybetmek bir yana, kazanırken bile aldığınızı sandığınız keyif gerçek bir keyif değil. Tamamen hırs. Yani en tehlikelisi. Sigara gibi yavaş yavaş bırakabilirim derseniz sizi Kıbrıs'a davet ediyorum. Evde pijamalarla bir tane 14" monitör önünde saçma sapan hırslara girmektense, biriktirin paranızı, alın biletinizi, tutun otelinizi, kiralayın arabanızı, artık bütçe kaç gün el veriyorsa, 2 gün, 3 gün, 5 gün neyse artık, giyin güzel güzel kıyafetini, sıkın parfümünüzü, oturun istediğiniz makina ya da masaya, oynayın güzel güzel, canlı canlı, keyifli keyifli, içmek istediğinizi için, yemek istediğini yiyin, belirlediğiniz limiti harcayınca kalkın otelinize gidin, güzelce duş alıp dinlenin, ertesi gün tekrar gidin. Kazanırsanız da o parayı Kıbrıs'ta bir güzel ezin ve o paradan 1 kuruş bile almadan Türkiye'ye dönün. Bu şekilde 3-5 ayda 1 gitseniz belli bir süre sonra zaten bırakırsınız, ya da sadece keyif amaçlı, kendiniz dahil kimseye zarar vermeden eğlencenizi 3-5 ayda bir ya da yılda 1 defa yaşamış olursunuz. Zaten ondan sonra sanal falan filan boş gelir.

Asla kredi kartı, kredi vs gibi işler ile casinoya gidilmez. Biriktirdiğin fazladan nakitin varsa gidersin, şansını denersin, eğlenmene bakarsın.

Kumar çok ama çok tehlikeli ve masraflı bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığa dayanacak maddi ve manevi gücünüz yoksa sizi bitirmekten, batırmaktan, hayatınızı mahvetmekten başka bir kazanç sağlamaz. Bu alışkanlığı eğlenceye çevirip, kendinizce yöntemler ile sürelerini uzatmak ve ulaşma yöntemlerini zorlaştırarak kendinize bir yol haritası çizmelisiniz.

Ballandıra ballandıra anlattığımı düşünüyorsanız eğer çok yanılıyorsunuz. Kendi yöntem ve çözümlerimi sunmak istedim sadece. En güzeli elbette tıbbi bir yardım almak, sonrasında kendi kişiliğinize ve karakterinize göre çıkış yolu bulmaktır.

Dikkat ettiyseniz online olaylarını işin içine katmıyorum bile. Online olanlar zaten tamamen artık işin en berbat ve son noktası. Onları konuşmaya gerek bile yok.

Kumarda kazanan sadece kasadır. Diğer kazandık diye sevinenler kaybettiklerinin farkında olmayanlardır.

Umarım anlatabilmişimdir.