Arkadaşlar, bir hikaye gibi anlatacağım. Ama anlattıklarımın her biri birebir gerçektir. Çayınızı çiğdeminizi alıp öyle okuyun
2019 yılının Eylül ayında İzmir'e tayinim çıkınca bir ev tuttum. 2023 Mart ayına kadar kirayı ve aidatı günü gününe sorunsuz ödedim. Eve çivi çakılmasın dediler çakmadım. Hiçbir komşuyla sorun yaşamadık. Yani her ev sahibinin isteyebileceği şekilde bir kiracı olduk. Ev sahibimiz İngiltere'de yaşıyor. Biz emlakçıdan tuttuk evi. Söylediğim tarihe kadar hiçbir sorun yaşamadan oturduk, yani 3,5 sene.
2023 Mart ayında benimle görüşmek istediler. Görüşmeye gittiğimde; ben, emlakçı, ev sahibinin kocası ve onun kız kardeşi vardı. Bana dedikleri, Maraş depreminde anne ve babasının evlerinin yıkıldığı ve onları buraya getirmek istedikleriydi. Bir yanım inanmasa da, bir yanım doğru olabileceğini düşünerek üzüldüm.
Anne ve babalarını buraya getirmek istediklerini, ev aradıklarını ama uygun bir ev bulamadıklarını söylediler. Satılık evlere bakmışlar ama yine bu civarda ev bulamamışlar. Ev sahibinin kız kardeşi, benim oturduğum eve 100 metre mesafede oturuyordu. Ona yakın olsun, sürekli yanlarına gidip gelebilsin diye, benden çıkmamı istediler. Ben de onları anladığımı, ama şu an çıkmamın mümkün olmadığını söyledim. Çünkü kızımın okulu vardı. Bir sonraki sene nerede okula gideceği belli olmadığı için çıkamayacağımı söyledim. İlk başta biraz sert yaptılar. "Biz annemizi babamızı getireceğiz, kendi evimizde oturmak istiyoruz, bir an önce çıkın, biz de tadilat yaptırıp onları eve sokalım". Ben de bu şekilde konuşacaksanız ben evden çıkmıyorum, mahkemeye verin dedim.
Emlakçı uyanık tabii, ya Cem bey ne gerek var, biz bize hallederiz dedi. Ben de dedim, ben sizi anlıyorum. Civardaki evler yükseldi. Ben olsam ben de bir düzenleme isterdim. Bana açıkça söyleyin, biz kirada güncelleme istiyoruz diye, güncelleyelim dedim. Ben 3 bin TL'ye oturuyordum. Fakat oturduğum evin hem konumu hem de evin içi oldukça lükstü. Çevrede evler 12-13 bin tl civarına çıkmıştı. Dedim ki, "kirada güncelleme yapalım. Devletin yaptığı %25 olmasın. %100 hatta %200 yapalım, ederi neyse o olsun ama taşınmayla uğraşmayalım, ben evi ve konumunu seviyorum" dedim. Kirayla ilgisi yok, biz oraya anne ve babamızı koyacağız dediler. Ben de tamam dedim. Bana Temmuz ayına kadar müsaade edin. Kızımın okulu bitsin, yeni bir ev bulayım. Hık mık derken kabul ettiler.
Aradan 15 gün geçti. Biz evde yokken iki kadın eve gelmiş. Evde annem tek başınaymış. Bunlar, "İşte artık evden çıkın lütfen, o yaşlı insanlar evsiz kaldılar, hiç mi acımıyorsunuz" gibi laflar etmişler. Annem de ben bir şey diyemem, eşim ve oğlumla konuşun demiş. Sonra beni aradı, ben de emlakçıyı. Dedim "Ali abi bak bugün eve iki kadın gelmiş, böyle böyle demişler. Eğer bu şekilde çirkinleşeceklerse, ben bu evden 10 sene çıkmayacağım. Benim bu işe canım çok sıkıldı. Bir kez daha evime gelirlerse, ben gemileri yakarım". Emlakçı da işte ağzıma bir parmak bal sürüp ortamı yumuşattı.
Temmuz ayının sonu dememe rağmen, Temmuz ayının başında evden çıktım. Haliyle evde ufak tefek tadilat gerekiyordu. Emlakçı beni arayıp bunları sordu. Ben de eve girdiğimden beri o sorunları yaşadığımı, birkaç kez tamir ettirdiğimi ama düzelmediğini söyledim ki gerçekten böyleydi.
Aradan 1 ay geçti ve apartman görevlisi beni aradı. "Cem abi senin eve kiracı girdi haberin olsun" diye. Giderken tembihlemiştim çünkü, eve kiracı girerse mutlaka haber ver diye. Aramız iyiydi, çünkü arkadaş gibiydik.
Avukat arkadaşımla konuştum, abi açalım davamızı dedi. Yine de vicdan yapıyorum. Biliyorum sizlere farklı görünüyorum ama aslında öyle değilim. Beni yakından tanıyanlar bilirler. Çok kararsız kaldım ve sizlere de sormak istedim. Sizce ev sahibini dava etmeli miyim?