Kuran-ı Kerim'de birçok soruya cevap bulamazsınız. Öyle anlaşılamamış ki birçok ayeti okusanız bile anlayamıyor, hadis kaynaklarını bakmak zorunda kalıyorsunuz.
Başta Kuran-ı Kerim olmak üzere birçok semavi din kitaplarında işlenen temalar tamamen o zamana ve o coğrafyaya aittir. Örneğin, Rahman 33'de;
"Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız."
Ayeti o günün şartları ve imkansızlığına göre değerlendirilmiştir. Fakat günümüzde insanlık uzaya çıkıyor, gezegenlere uydu gönderiyor ve buralarda hayat arıyor.
Özüne baktığımızda bilim ve insanlık bu ayeti çürütmüş görünüyor, fakat tabi ki bu konuya islamiyet olarak bakmamak gerekiyor. Diğer din kitaplarında da benzer ayetleri çürütmüş oluyor.
Canlılık formu, su olan gezegenlerde mümkün hatta var olabilir. Fakat bizim gibi bilinç sahibi olan topluluklar var mı yok mu en önemli konu bence budur.
Kişisel fikrim bilinçli canlı toplulukların var olduğunu düşünmekteyim, ancak bizim bunların varlığını bulabilmemiz, bu uygarlıklarla iletişime geçmemiz yüzyıllar hatta milyonlarca yıl sürebilir.
Geçmemiz gereken en büyük problem ışık hızı, başka türlü öğrenmek mümkün değil.
Işık hızı aşılır, yeni ve yaşanılabilir gezegenler veya uygarlıklar ile karşılaşırsak, işte o zaman dünyada bulunan tüm semavi dinlerin bir insan uydurması olduğu ortaya çıkacaktır.