Sen ve senin gibi düşünen, endişelenen, geleceğinden kaygı duyan, ülkesi adına da kaygılanan tüm güzel kardeşlerimizin umutlarını, hayallerini, geleceğini o telefonunu çıkar diyen dayılar çaldı, eskiden şeker kuyrukları vardı diyen teyzeler gasp etti, çalmak ve çalışmak kelimelerini aynı cümle içinde rahatça kullanabilen şahıslar mahvetti, bir makarnaya veya kömüre her şeyini verebilecek yokluktaki insanlar perişan etti, 3 kuruş yardım parasını birileri cebinden veriyor sanan yoksullar harap etti, üzerine vergi verdiği halde başkalarının yaptığı yolu ve köprüyü para vererek kullanıp hizmet zanneden insanlar çaldı o umutları, dış borç arttıkça, hazine garantisi ile onlarca yıl yeni ödeme kalemleri çıktıkça, ülkeye gelir getiren işletmeler özelleştirildikçe, döviz fırlatılıp borcumuz katlandıkça yıkıldı gençliğimiz, belki günü kurtar anı yaşa felsefesidir bilemiyorum ama geleceğimizin yok edilmesine sessiz kalan herkesin parmağı var bu sessiz istilada, büyük yok oluş da, devasa fakirleşmemizde ve itibar kaybımızda. Unutma, her şeyin böyle olması dışarıdan müdahaleler ile değil, halkın çoğunluğunun isteğidir. Biz istemeseydik en azından bizim içimizdeki çoğunluk istemeseydi asla bu yaşadıklarımız yaşanmayabilirdi, defalarca seçme şansımız vardı, hatalardan dönebilirdik ama yapmadık, çünkü içimizde bir çoğunluk var ve böyle olmasını istiyorlar. Uzun zamandır her şeyin düzelebileceğine olan umudum vardı fakat 3 ay kadar önce o umudum tamamen tükendi, ben bile yol bilmem iz bilmem doğru düzgün dil bilmem çünkü gerek duymamıştım ama gerekliymiş, Almanya mı Kanada mı diye düşünmeye başlıyorum ufaktan.



Geleceğini düşünen bu ülkeden bir an önce gider, sana da küçük bir tavsiyemdir, " gelişmiş " ülkelerde harika bir hayat kurabilirsin, 2 aydan kısa sürede kazandığın para ile şahane bir araba alabilir, o araba ile Kanada ve Amerika gibi ülkelerde uber yapıp hatırı sayılır paralar kazanabilir, burada yapabileceğinden çok daha kısa sürelerde müstakil bir ev alabilirsin. Birde vatandaşlık aldın mı, kurtuldun demektir. O zaman vize alamadı, pasaportun değersizdi muhabbetlerini bir kenara atar itibar görürsün, insan olduğunu hissedersin. Su gibi bir ingilizce sonrası eğer Kanada düşünürsen orta seviye bir Fransızca, eğer Almanya düşünürsen ileri seviye Almanca, eğer Amerika düşünürsen özellikle Amerika'nın güneyi için orta seviye İspanyolca tavsiye ederim. Bu ülkede mal varlığın, yatırımın yani birikmişin yoksa bir dal bulamazsın, tutunamazsın. Gençken kaçıp kurtulmak en iyisi, cebine sokacağın insani bir ihtiyaç olan basit bir telefon için 6 ay yemeden içmeden çalışmak hak değil, insani değil, vicdani hiç değil. Emeğinin bir telefon için 6 ay boyunca gasp edilmeyeceği, gerçekten emeğe değer veren ülkelerde insanca yaşaman çok daha iyi olur. Hee tabi 3 dairen vardır birinde oturur 2sini 15er binden kiraya verirsin bu ülkede de sırtın yere gelmez. Yoksa öyle bir malın mülkün hayatın boyunca kira, faturalar ve mutfak masrafları için çalışırsın, ay sonunu düşünüp yaşlanırsın, bir bakmışsın emeklilik gelmiş. Emekliliğinde de asgari ücretin neredeyse yarısını verip resmen öl ki maaş vermeyi kessin diye bekler Devlet, insanca yaşamayı geçtim karın tokluğuna bile geçtim, yarı aç yarı tok yaşarsın, 40 yıl çalışırsın ama ay gelmeden maaş bittiği için bir dikili ağacın olmaz, burası böyle bir ülke maalesef. Ülkem adına çok güzel şeyler söylemek isterdim ama yok, söylenecek güzel bir şey kalmadı artık, herhangi bir cazibesi albenisi yok, yaşanılası bir tarafı yok, vadettiği bir gelecek yok.