HazBusiness adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Abi gözüm senin yorumunu arıyordu. Bu tarz konularımı yerip gitmeni seviyorum. Geçen bir konumda beni desteklemiştin gerçi :d

Uzun ve detaylı yorumun için teşekkür ederim. Yer yer tebessüm ederek okudum.

Dediğiniz gibi benim de kendi hayat görüşüm ve yaşanmışlıklarım var ve ister istemez düşüncelerim buna göre şekilleniyor. Mayamız böyle yoğrulmuş. Bazı şeyler değişmez.

Örneğin katillerden hepimiz nefret ederiz ama iç dünyalarında ne yaşadıklarını bilemeyiz. Çok spesifik olaylar var. Onun hayatı da o eksende şekilleniyor. Sağlıklı veya sağlıksız bir düşünce tarzı var. Onun da doğrusu o gibi.

Konuda örnekleri biraz uç noktalardan verdim. Yoksa yazdıklarımdan bana batacak olanlar da var. Ben de garip karşılarım. Başlığın özünde, her insanı tek tip yapıp; bir gruba ait etmeye çalışmamayı işledim aslında ve farklılıklara saygı duymayı.

Bir insan ona öyle dayatılıyor diye 9-5 mesai, sonrasında evde hanımla mandalina akabinde kapanış yaşamak zorunda değil. Bu adam arada canlı müzik de dinler, serserilik de yapar.

Yine bir gruba ait olalım ama günümüz dünyasında işler biraz daha komplike gelişiyor. Biraz ondan biraz bundan bulunmalı içimizde her şey.
Ülkemizin ve insanlığın en büyük sorunlarından biri bilgi üretmek için tümevarım kullanmak. Tümevarım tembel bir düşğnme şeklidir. Çünkü geçerli bir örneği alırsın ve genel kuralları açıklamak için kullanırsın. Oysa genellemek çoğunlukla hatalı bilgi üretmeye neden olur.

Çünkü hayatın içinde çok fazla değişken ce korelasyon var. Tümdengelim daha iyi sonuç veren bir bilgi üretme şeklidir. Ama zordur. Öok enerji ister. Çok bilgi çok gözlem çok durum çok deneme ister. Oysa tümevarım ne güzeldir az emek az enerji ile küçük hayat deneyiminden bilgi üretirsin.

Mesela forumda da görürüm hep ilişki konusu tartışılırken 17-18 yaşında gençler öneriler verirler, yorumlar yaparlar. Oysa adamın hayatın 2-3-5 en fazla 10 kız girmiş. Ve hiç bir sorumluluk almadan flörtleşmişler. Şimdi bu adam kızlar şöyle kızlar böyle diye büyük özgüvenle konuşur. Oysa kızların gerçekte ne olduğunu anlamak için kendi gözlemini deneyimi yapamıyorsan bşle yapılmış binlerce psikolojik sosyolojik çalışma okunabilir. Ama kim uğraşacak bunla. Bütün kızlar aynı de geç)))

Aynısını şikayet ettiğin konularda insanlık yapar. Herkes bir akvaryumda yaşar. Özellikle liberal kapitalist toplumlarda herkes kendine benzer insanlar ile bir akvaryumda yaşar. O akvaryumu tüm memleket zanneder o akvaryumdaki balıkları da kendi milleti zanneder.

Her akvaryumda ilişkilerin çatışmasız sürmesi için belirli bir kültür görgü kuralları ve ön kabuller vardır. Bu kurallar önyargılar ön kabuller o akvaryumunn camı gibi sınırlarını oluşturur. Herkes kendi akvaryumunda mutlu yaşar. Mesrla dövmeli çocuğun kendi gibi dövmeli piercingli arkadaşları vardır. O grubun içinde özgür ve kabul gören bir durumdadır. Ama ait olmadığı başka bir akvaryuma girdiğinde dışlanır ayıplanır. Kimse onun camide namaz kılmasını engellemez, ama sohbetlerine çağırmaz, arkasından ayıplarlar. Çünkü dövmeli çocuk başka akvaryumun balığıfır.

Mesele bundan ibaret. Herkes kendi akvaryumunu bilirse bir sınıf bilinci olursa mutlu olur. Çünkü insan sosyal bir hayvandır ve yalnız başına mutlu olamaz. Sosyal olarak kabul görme saygı görme ihtiyacı vardır.

Akvaryumların kuralları da akvaryumlardaji çatışmaları azaltmak için vardır. Muhafazakarlar değişimin yavaş olması gerektiğine devrimciler değişimin hızlı olması gerektiğine inanır. Ve insan yaşlandıkça değişim kapasitesi azaldığı için muhafazakar olur. Çünkü grup içinde değilik aykırı farklı balıklar olması çatışma yaratır. Çatışma da tüm balıkların mutluluğunu huzurunu bozar. O yüzden kimse kendi akvaryumunda farklı balık istemez. Kınayarak ayıplayarak herkesi kendi akvaryumunun kurallarına uymaya zorlarlar. Ve akvaryuma kural belirlerken tümdengelim değil tümevarım kullanırlar. Sorun da buradan çıkar.

Gece gece yzun yazdım yine.