- Daireye yeni bir memur başlar. Gençtir, enerjiktir, çok çalışır. Kıdemlilerden biri çay arasında lafı sıkıştırır: "Burda ne uzarsın ne kısalırsın, çok zorlama kendini."
- Türbanlı bir kadın, elektro gitar çaldığı videoları YouTube'a atar. Yorumlarda durum yadırganır.
- Ünlü biri yemek yemek için dönerciye girer. Bu olay magazin gündemine oturur. "Cemiyet hayatının ünlü ismi tavuk döner yerken görüntülendi."
- 50 yaşındaki edebiyat hocası okula koruyucu ceket ve yarış motoruyla gelir. Yaşının adamı gibi davranmıyor derler.
- Köyde kısa şortla gezip, düzgün bir Türkçe'yle konuşursun. Özünü inkar ediyorsun gibi ayıplanır.
- Dövmeli biri sabah namazına camiye gelir. Duvar köşelerindeki dedeler süzer, kim bu g*vurun tohumu bakışlarıyla rahatsız eder.
Olasılıklar dünyasında yaşıyoruz. Her insan, kendi zihnimizdeki toplumsal tabulara göre şekillenemez. Asla birlikte olmayacağınızı düşündüğünüz bir kadını nikahınıza alabilirsiniz. 20 yıllık dostunuz sizi bir anda satabilir. Alkolik bir adama yardım ettiğiniz için cennete gidebilirsiniz. Bu hayatta neyin ne olacağı asla belli olmaz.
Kimseyi ayıplamamak ve hayat görüşümüzü genişletmek lazım. Eğer farklı perspektiflerden bakarsak, empati yeteneğimizi geliştirirsek ufkumuz da genişler. İşte o zaman bu ülke gelişir, medeni bir topluma erişiriz.
İyi forumlar.