Google'ın derdi bireysel yayıncıların emekleri falan değil.
Google size daha çok emek harcarsanız sizi daha yukarıda çıkarırım diye de bir garanti vermiyor.
Özgün içerik demek de internette binlerce sayfada bulunan metne takla attırmak değil.
Siz özel bir röportaj yayınlayın bakalım çalabiliyorlar mı?
Siz kendi bilimsel yayınınızı yapın bakalım link vermeden referans göstermeden yayınlayabiliyorlar mı?
Bazı webmaster arkadaşlar yaptıkları işin felsefesini bilmiyorlar.
Hiç bir arama terimi size özel, sizin hakkınız olan, sizin mülkiyetinizde olan bir arama değildir.
Herkes özgürce o arama terimine özel bir sayfa üretebilir.
Sizin üzerinize gazete sitesi çıkmasa başka bir spam yapan adam çıkacak.
Google algoritması yayıncılara adalet falan vaadetmez.
Gazeteler eskiden beri böyleydi.
Gazeteler eskiden daha çok satmak için yemek tarifi kitabı dağıtır, poster verir, karikatür mizah eki dağıtırdı.
Bugün de daha çok hit almak için yemek tarifinden okul ödevlerine, sınav sonuçlarından halı yıkama firmalarına kadar türlü içerik üretiyorlar.
Her zaman söylüyorum ama kimse işin felsefesini anlamak istemiyor.
100 webmaster 100 dandik blog açıp özgün içerik girip sitelerine emek harcıyorlar.
Oysa bu 100 webmaster birleşse organize olsa 1 domain üzerinde çalışsa.
Tüm backlinkler bu siteye alınsa, tüm seo bu siteye yapılsa tüm makaleler bu siteye girilse, herkes kendi girdiği makalenin sayfasında kendi reklam kodunu yayınlasa o gazete siteleri ile yarışabilirsiniz.
Bir güçlü eski otoriter domain üzerinden 100 webmaster birleşte günde 2'şer makale yazsalar hepsi para kazanır.
Hatta 100 webmaster ayda 50 şer lira koysa bir ajans aboneliği de alınır.
O gazeteye de rakip olunur. Sürekli backlink seo için bütçe harcanır.
Sizin ağlamanız mahalleye BİM açıldığında ağlayan bakkallar gibi.
Büyük sermaye gelir ve organize olamayan küçük satıcıları ezer.
Kapitalist sistemde sermayeye karşı ayakta kalmanın tek yolu organize olmaktır.
Ama maalesef bizim milletimizin ticari organizasyon kültürü yok.