Evliliğin hayatın ne demek olduğunu bilmeyen bir sürü genç yorum yazmış.
Konu hakkında en ufak deneyimi bile olmayanların yorum yazması ne kadar garip ))))
Ekonomik sıkıntıda olduğu için hayatı sadece maddi olarak yorumlayanların da evliliğin maddiyattan öte yönlerini hiç görmemesi de çok acı.
Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde en alt basamaklarda sıkışmış ülkenin gençleri.
1) Evlilik Belediyeye ve eşe dosta biz yasal olarak sevişmek istiyoruz diye bildirimde bulunmaktır. Amacı evlenmek olanlar bekar kalsınlar daha iyi. Önemli olan AİLE KURMAKTIR. Evlenmek değil.
2) Eğer amacınız aile kurmaksa karşınızdaki kızın hedefinin de aile kurmak olduğundan emin olmadan evlenmeyin. Evlenmek isteyen, gezmek tozmak isteyen, rahat hayat isteyen, haz düşkünü insanlarla sakın evlenmeyin.
3) Bu hayata sadece mutlu olmak için geldiğinize inanıyorsanız sakın evlenmeyin, aman ha sakın çocuk yapmayın. Eğer haz düşkünü hedonist bir yapıdaysanız ya da böyle bir partneriniz varsa sakın evlenmeyin. Evliliğin, aile kurmak haz vermez mutluluk verir ama yanında katlanılması gereken ciddi zorlukları, ağır eziyetleri vardır.
4) Ben özgürlüğüme düşkünüm, herşeyin en doğrusunu ben bilirim, my way or high way diyorsanız evlenmeyin, bu tarz yaşayan partnerlerle de evlenmeyin. Aile kurmak bir uzlaşma kültürüdür. 3 yaşındaki yeğeniyle güreşirken sırf o sevinsin diye yenilen adam ya da arkadaşı sosyal bir ortamda yanlış bir bilgi söylediğinde o bozulmasın diye konudan haberi yokmuş gibi davranan bir kız ideal partnerdir. Ukalaca kendi doğrusunu kanıtlamaya çalışan, geri adım atmasını bazen haklıyken de karşısındakini üzmemek için haksız olmayı kabul etmeyenle aile kurulmaz.
5) Aşk özgürlüktür, evlilik sorumluluktur. Aile kurmak aşk işi değil sorumluluk işidir. Sorumluluk sahibi olmayan, hayatında kendi keyfinden önemli sorumluluklar taşımamış insanlar ile evlenmeyin. Sorumsuz bir insansanız evlenip kimseye yük olmayın.
6) Üreme planınız yoksa sakın evlenmeyin. 2 kişilik aile olmaz. Bir çift evlenince sadece meşru sevişen bir çift haline gelir ama ne zaman bir çocuk doğar o zaman aile olurlar. Evlilik devlete yapılan ve geri dönüşü olan yasal yazılı bir kontrattır. Çocuk ise bir kadın ve erkek arasında çocuğun ömrü boyunca devam eden ve geri dönüşü olmayan nefes alan bir kontrattır. Bir kadından boşanabilirsiniz ama o kadın hep çocuğunuzun annesi olarak kalır ya da o adam hep çocuğunuzun babası olarak kalır, bunu değiştiremezsiniz.
7) Evlilik kadınların ömrünü kısaltan, erkeklerin ömrünü uzatan bir organizasyondur. Çağımızda cinsiyetçi roıller kırılmaya çalışılsa da erkek bakıma ihtiyacı olan bir insandır, kadın ise çocuk doğurduğu ve baktığı için ailede bakım yapan insandır. Eşit haklar ve ödevlerden bahsetsek de 300 bin senelik homosapiens evriminin bazı kodları var. Yani evlilik kaıdn için dezavantajdır erkek için avantajdır.
8) İleride evlenirim bugün biraz haz kovalayım diyenleri de uyarayım. Beklediğiniz her yıl iyi, karakterli, evlenilebilecek aile kızları evlenip piyasadan çekiliyorlar. Akşam pazarı gibi, domateslerin güzelleri seçiliyor sabahtan. Akşam gittiğinizde size daha ucuz çürük çarık meyve sebzeler kalıyor. O yüzden yaş ilerledikçe ekeklerin de kadınların da karşılarındaki partnerde aradıkları standartlar düşmeye başlar. Çünkü evlenilebilecek, karakteri düzgün, aile hayatına uygun kadınlar da erkekler de çok ileri yaşlara kalmadan evlenir. 30'u çokça geçtiniz mi geriye büyük egolu, zevk düşkünü, psikolojik olarak defoları olan ve sizi köprüden önce son çıkış olarak görenler kalmaya başlar. Aslında o yaşlara kaldıysanız siz de karşı taraf için defolu sayılabilirsiniz. Elbette bu yaştan sonra iyi bir aile kurulamaz demiyorum sadece zaman ilerledikçe geriye daha az iyi aday kalır ve onları bulmak ve tavlamak daha da zor olur.
9) Amacı aile kurmak olan, sorumluluk sahibi, sevgi ve saygı içinde iletişim kurabildiğiniz, uzlaşabildiğiniz, karşılıklı cinsel çekim yaşadığınız, güvenilir ve sizinle ortak hedeflere sahip bir partner bulursanız düşünmeden evlenin. Doğru insanla evlilik hayata karşı yalnız değil bir takım halinde mücadele etme imkanı sağlar. İnsan sosyal bir varlıktır ve mutluluğu doğru bir aile yaşamının içindedir. Gençler haz ile mutluluğun ne olduğunu bir birine karıştırıyorlar. Evlilik haz veren bir şey değildir hatta genelde cefa çekilir ama doğru aile yaşamı mutluluk veren bir konudur. Maddiyat falan çok arka plandadır. Bahsettiğim kriterlerde bir partner bulursanız hemen evlenin, 2 asgari ücretle sevdiğiniz yanınızda oldu mu bir asgari ücretle yalnız yaşadığınızdan daha iyi hayat yaşarsınız. Hayatta en kıymetli duygu sevdiğiniz ve sizi seven insanlar ile beraber olmaktır. Aile de sizi karşılıksız sevecek destekleyecek tek sosyal kurumdur. Ananız Babanız bir gün ölecek. Hayatınızın ilk 20 yılı nasıl bakıma ihtiyaç duyduysanız son 20 yılında da bakıma ihtiyacınız olacak. Babamı geçen martta defnettim. Evlilik, düğün ve sevişmenin çok ötesindedir. Doğru beklentilere sahip olduğunuzda doğru partner ile evlenmekten kesinlikle kaçmayın.
Son sözüm ise hayatınızda her konuda kulağınıza küpe olmalı.
Bu başlıktaki gibi hiç bir bilgi sahibi olmadığı konuda fikir yürütenleri değil gerçekten evlenmiş hatta evlenip boşanıp tekrar evlenmiş insanları dinleyin.
Hayatınızda ciddi bir karar alacağınız zaman o konuda doygunluğa ve tecrübeye ulaşmış insanlardan fikir alın ve bu fikrin özünü kavramaya çalışın.
Ve şu sözü asla unutmayın:
YAYA GÖZÜ İLE AT, BEKAR GÖZÜ İLE AVRAT ALINMAZ!
Sizin deli gibi aşık olduğunu hayatınızın kadını ya da erkeği sandığınız partneri biraz tecrübeli, akil ve bilge insanlara yorumlatın.
Onlardan fikir alın. Çünkü bir tercih yaparken ne kadar düşük standartlara sahip olursanız hata yapma olasılığınız o kadar artar.
Arkanızdan ağlayacak veya arkasından ağlayacağınız kadar kıymetli bir insanla ile evlenin.
Ve arkasından ağlanacak kadar iyi bir insan olun.)))
her bir maddeye %100 katılıyorum ama özellikle 3-7 ve 8. maddelere defaatle katılıyorum.
9. madde için de bir kaç bir şey söyleyerek katıldığımı ifade etmek istiyorum; "
Doğru insanla evlilik hayata karşı yalnız değil bir takım halinde mücadele etme imkanı sağlar" cümlesi özellikle çok çok doğru bir cümle. Evet evlilik ve özellikle de çoluk çocuk sahibi olmak çok ciddi sorumlulukları da beraberinde getiren bir durum. Zaman zaman bekar arkadaşlarıma bakıp hayatlarının ne kadar rahat olduğunu, sorumluluklarının ne kadar hafif olduğunu, nasıl da rahatça ve bencilce hayatlar yaşama şansları olduğunu düşünerek özeniyor olsam da büyük resme bakıp kendime geldiğimde hiç de öyle hissetmiyorum. Evlilikle birlikte sorumluluk her ne kadar artsa da, ilerleyen yaşlarda hayatın getirdiği manevi yükün birlikte sırtlanması kadar değerli tek bir şey daha yok dünya üzerinde. 13 senedir evliyim. 6 sene önce kendi babamı kaybettim. Kardeşler olarak birbirimize çok destek olduk elbette ama en çok eşim yanımdaydı. Maalesef 5 gün önce de canımınızın içi babamızı, kayınpederimi kaybettik. Gerçekten çok severdim, gerçekten çok üzüldüm ama eşimin üzülmesine, kayınpederimin vefatına üzüldüğümden kat be kat fazla üzüldüm, üzülüyorum. Bugün defnettiğimizin üzerine 5. gece ve ilk kez ağlamadan uyudu diye sabaha kadar kalkıp kalkıp kontrol ettim her şey normal mi diye bakmak için. Elimden elbette pek bir şey gelmiyor yanında olmak ve ailesi olmak dışında ama inanıyorum ki tamamen unutması elbette ki mümkün olmasa da alışmasına, bu kadar acılı bir süreci atlatmasına, daha çabuk rutinine adapte olmasına, travmatize olmadan sağlıklı bir yas süreci geçirmesine ve yaşam sevincini yeniden kazanmasına çok yardımım olacak. Öyle düşünüyorum ki herkesin başına günün birinde gelecek bu işler, aile desteği olmaksızın atlatması çok daha zor şeyler..
Bir de ölüm v.s. gibi olaylar dışında da, gelecek planlarının ve hayat beklentilerinin paralel ve birbirine göre ayarlanarak sürdürüldüğü ilişkiler insanın hayattaki yalnızlık duygusunu büyük ölçüde silip atan bir şey. Adı üstünde hayat arkadaşı.. Tüm bunlarla birlikte eşiniz aynı zamanda cinsel çekim de duyduğunuz biriyse o zaman acısıyla tatlısıyla da olsa, bir bütün olarak bakıldığında evlilik ve aile kurmak çok güzel ve çok mutluluk veren bir şey. Mutluluk ve hazzın birbirine karıştırılmaması gerektiği konusunda da kesinlikle aynı fikirdeyim. Evlilik içerisinde de haz alınmayacak diye bir kaide elbette yok tabi. Sadece safi hazdan ibaret değil..