2 kere soktum, ikisi de komediydi.
İlkini annemler PTT ile kargoladılar. Kışla da PTT vardı ve oraya geldi. O zaman yazıcıydım. Kargo geldi diye haber alınca gidip bakayım dedim. Normalde getirtip içini açıyorlardı ama yazıcı komutan unutkan olduğu için unuttu.
Gittim kutuyu aldım. Kenarında bir delik vardı. Acaba komutan geldi içine falan baktı, telefonu bulmaya mı çalıştı diye çok korktum. Bizim bölük astsubayı telefon konusunda çok katıydı. Dahası kutuya film yükletiriz diye usb bellek de koydurmuştum. Koğuşa nasıl geldiğimi bilmiyorum. Annem kazağın içerisine koymuş telefonu.
O telefon ranzanın altına koymaktan dolayı ekranı açılmaya başlamıştı. Bende alt devre ile çarşıya çıkıp Lenovo K5 note aldım. Kutusunu eve kargoladım. Telefonu boxer ıma diktiğim bir cebe koydum. Şarj aleti ve kablosunu da kemerin arkasına taktım. Nizamiyede ki çocuğa da rica da bulunduk, komutan görmeden geçtik. Onda da geç kaldık. Komutan telefonla aradı, koğuştan yazhaneye nasıl koştuğumuzu bilemedik.
İkisinde de şükür yakalanmadım. Yakalansam yazıcılıktan atılırdım.