Bir gün bölük komutanım olan yüzbaşının odasına girdim, detayları esgeçelim gereksiz vaktini çaldığımı düşündü ve bana şöyle demişti:
"En büyük hırsızlık, zaman hırsızlığıdır!"
Sonrasında bu cümlenin üzerine çok düşündüm, iş hayatına başladıktan sonra ise daha iyi anladım. Çünkü bir insanın en büyük sermayesi zamandır, kaybedip kazanamayacağı tek şey zamandır.
Evet, çok fazla hırsız var. İnsanlar çalmanın, kötülüğün, günah ya da kul hakkının, artık adına ne derseniz, sadece maddiyattan oldugunu düşünür. O kadar insan görüyorum ki, 2 tl para üstü veremese kul hakkına girmeyeyim diye huzursuzluga girer de, gereksiz yere insnaların onlarca dakikasını çalmakta bir sakınca görmez.
Bana göre bir insanın gereksiz yere 10 dakikasını harcatmak, 10 lirasını çalmaktan daha büyük hırsızlıktır. 10 lirayı ödersin de 10 dk yı ödeyemezsin.
Burada "gereksiz zaman alma" kavramını tabi açmak lazım. Örnekleyelim:
Teklif aldım iş yaptırmadım,
Detayları sordum, aklıma yatmadı, vazgeçtim.
vs. bunlar ticaretin doğasında olan, herhangi bir olumsuzlugu olmayan durumlar bence. Sonuçta iş yapma niyeti ile kendi vaktini de ayırıyorsun, karşıdan da vakit alıyorsun, şartlar uygunsa anlaşıyorsun, değilse teşekkür ediyorsun vs.
Ancak bazı insanlar var, sırf meraktan, ya da know-how kapmak için, ya da öyle can sıkıntısına boş boş teklif alıyor, soru soruyor, uğraştırıyor, sonrasında da sen sağ o selamet. İşte bu şekilde kötü niyetli, ya da öylesine ciddiyetsiz bir şekilde karşı tarafı uğraştırmak bence en büyük hırsızlıktır.
Sizin yorumlarınız, fikirleriniz nedir? Zamanınızın çalınması ya da başkalarının zamanını çalmak konusunda bu kadar hassas mısınız? Mesela size göre nedir zaman çalmak?