kendi kalemimden, çok eski bir şiir...
Düşün düşün kalmadı akıl derdin buncasına Yan yan eridi yürek kederin oncasına Söv söv rahatlatmadım soyuna sopuna Bilmem ne yapsam şu hayatın tasasına
Anlat anlat kalmadı dost dinlemeye acıları
Vur vur hissetmiyor artık bu yumruk duvarları
Yol yol nereye kadar saçını başını
Bilmem nasıl sarsak hayatın yarasını
Yoruldu bacaklarım ama bitmedi yolu Denedim bozamadım k'hpe oyununu Bekledim de gelmedi mahşer kurulu Unuttuysa Tanrı, kim kurtaracak kulunu
Ağla ağla kurudu gözün çeşmesi
Kedere doyduk hani nerede neşesi
Bekleme dediler çoktan kaçmış treni
Şafak belirsiz, çekeceğiz fani eziyeti
Kuş olmak vardı düşmezdik bu çukura Okyanus olsam hapsolmazdım sınırlara Yıldız misali uzak olsaydım karanlığa İnsan olduk da bastık dünya b'kuna
Etten tırnaktan naçizane bedenim
Fikrim dahi yok nedir var olma emelim
Yazarım olsa da olmasa da bir sebebim
Yeter ki doldursun kadehi ilham perilerim
Unutturur dediler kandık, iç iç gördük dibini şişelerin Uyumak da fayda etmez, eksik olmaz kabusu gecelerin Ne Nas ne Felak olamaz çaresi böylesi şerrin Var mıdır bir yolu intihar etmeden ölmenin sevdiyseniz bir kaç tane daha bırakayım