Bu konuda söylenecek çok şey var da ben hanımefendinin kişilik haklarına saygısızlık olur diye susmayı tercih edeceğim.
Sadece hanımefendinin kendi sözlerinden genele şunu söyleyeceğim: ''Hayvan sevgisinin olmadığı kalplerde insan sevgisi olmaz'' önermesi hastalıklı koşullu bir önermedir. Sevgi, merhamet, vicdan sadece hayvana, insana vs. gösterilecek özel bir durum olmadığından ''şu olmazsa bu olmaz'' ifadeleri aslında ''olmayan'' veya ''eksikliği olan'' bir şeyi kamufle çabasıdır. Bu lafı kullananların ya gerçekten insanla, hayvanla, sevgiyle veya her biriyle bir sıkıntısı, eksiği veya özlemi var diye düşünüyorum.
Bazı insanlar sorunlu olabilir (sorunsuz kim var ki) ama bu sorununu bir dayatma, olağanı değiştirme, manipule etme aracı olarak kullanamaz. Bazı ufak keywordlar vardır ki bu sorunlu insanları ele verir. Bu her konuda böyledir. Hayvanlarla ilgili konularda size iki keyword örneği:
1- Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi olmaz
2-Hayvanlara ''çocuk'' deme durumu. Çocuk terimi olgunlaşmamış insan türü için kullanılır, başka bir canlıya ısrarla çocuk demek şirin, tatlı vs bir durum değildir. Olayın altında çok çok ciddi sıkıntılar vardır.

Bütün bunların dışında sokakta köpek olmaz, olmamalı. Gerçek hayvan severler, insana aşırı adapte olmuş köpeklerin (neredeyse tüm türleri), sokak şartlarında, insan konfor ve tekniğinden uzak yaşaması çok ama çok ciddi sağlık sorunlarıyla, acı dolu bir kısa yaşama neden olur. Bağırsaklarında metrelerce kurt, envai çeşit parazit ve hastalık, açlık, kazalar vs. asıl hayvan sever bunlar olmasın diye çalışır. Mantıklı ve bilimsel yaklaşım da şuan mevcut sokak köpeği nüfusu düşünüldüğünde, gerçekten üzücü ve acımasız bazı önlemler almayı tek seferlik de olsa şart koşuyor.
İyi veya kötü niyetle, köpeklere mama dağıtıp sonra bir daha o köpekle ilgilenmemek o köpeğe faydalı olmuyor. O bir canlı, tek ihtiyacı beslenmek değil. Köpeklere mama dağıtmaktan pek de ileri gitmeyen bu kamuflajlı ''hayvanseverliğin'' iki şeye faydası var:
-Yukarıda fazla değinmek istemediğim, şahsi bozukluklarını tamir etmeye çalışmak, bazı şeyleri örterek kendini tatmin etmek.
-Milyar TL leri bulan mama piyasasının sarsılmaz şekilde güçlenmesini sağlamak. (Hayvanseverlik adı altında bağırıp çağıran maaşlı çalışanları olduğuna yemin edebilirim ispat edemem)
Elbette ben de mama dağıtıyorum hem kedilere hem köpeklere ama gerektiğinde cebimden kısırlaştırma da yaptırıyorum, ilaçla müdahale edebileceğim kadarına ediyorum. Bunu da şahsi vicdanım için yapıyorum ve sürdürülebilir olmadığının da bilincindeyim. Benim gibi olanlara pek sözüm yok. Tekrar tekrar bu sürdürülebilir değil ve ciddi önlemler alınması şart.

Ben daha fazla uzatmayayım. Aşağı yukarı anladınız mevzuyu.