İnsanlar delilleri olan Kur'an-ı Kerim'i hiç düşünmezken, bir adamın ortaya attığı bir fikirin gerçekliğini tartışıyor. Halbuki evrene baksalar, kendi vücutları dahi bir delildir.
Senin benim vücudumda bir sürü işlem oluyor, hücre döngüsü, kontrolleri vesaire. Biz iki işi aynı anda yapamıyoruz, tek işe odaklanıyoruz ama bu işlemler nasıl yapılıyor? Su içiyorsun burnundan gelip sümük oluyor, başka yerden gelip dışkı olarak atılıyor, vücudunda çeşitli yerlere gidiyor, gözünden geliyor yaş oluyor, spor yapıyorsun ter olarak çıkıyor.

Biz insanlar akıllı varlıklarız ve aklımızı kullanarak yeni şeyler keşfettik, arabalar ürettik, bilgisayar yaptık, interneti keşfettik. Kitaplar yazdık ve okuduk. Eğer evrim olsaydı, bilimsel olarak dünya insandan daha yaşlı. İnsan ise dünyaya yaşayan bir canlı. Madem öyle ki dünya neden hiç evrimleşmedi? Neden dünya hiç bizimle sohbet edemiyor? Bu su dediğimiz hayat için olmazsa olmaz olan madde neden sürekli döngü içerisinde? Dünya bir gün bu döngüyü durduramaz mı?
Neden hep gece ve gündüz oluyor, bunları kim ayarlıyor da hep aynı şekilde oluyor?

Uyurken nasıl olur da senin vücudundaki bu sistem devam ediyor? Bunları sen yapmıyorsan ki öyle, demek ki yapan biri var. Vücudunda bu atomların bir arada durmasını sağlayan birisi var.

Mesela neden bir insan yaşarken çürümez de öldükten sonra çürüme başlar? Neden ölüm dediğimiz işten sonra kısa süre içerisinde tekrar diriltemiyorlar madem yaratıcı yoksa?
Demek ki bunları kontrol eden, tüm bunları yaratan bir üstün güç var.

Bizler aciz insanlarız. Allah akıldan üstün varlık yaratmamıştır. O kadar acisiz ki, aslanlar bizden daha güçlü, balıklar daha fazla suda kalabiliyorlar, bazı hayvanlar susuz daha uzun kalabiliyorlar, uykumuza galip gelemiyoruz uyku galebe çalınca uyuyoruz. Evrim varsa bu uykunun herkeste aynı olması nasıl? 8 milyar insan varken neden herkeste aynı işleyiş vuku buluyor? Neden birisinde farklı bir işleyiş yok?
8 milyar insanlardan hamile olup da doğum yapan kadınlardan neden birisi hiç timsah doğurmadı?

“Düşünmez misiniz?” (Hûd, 30; Mü’minun, 85) “Akıl erdirmez misiniz, aklınızı çalıştırmaz mısınız?” (Hûd, 51, Mü’minun, 80)
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Tefekkür gibi ibâdet yoktur.” (Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, XVI, 121)