digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İktidar yanlısısın biliyoruz da biraz da vicdanlı olmak lazım.
Mesele vergi meselesi değil.
Mesele faiz enflasyonun nedenidir saçmalığı ile yapılan deney patlayınca oluşan zararın vatandaşa ödetilmesi.
Fakirin bu saçma politika yüzünden daha fakir zenginin daha zengin hale gelmesi.

Neden 10 sene önce bu vergilere ihtiyaç duyulmuyordu da bugün duyuluyor?
Çünkü birileri faiz düşürdü, döviz patlamasın diye rezerv satarak tutmaya çalıştı.

Sonuçta hem enflasyon patladı, hem döviz patladı.
Bugün döviz patlamasın diye uydurulan kur korumalı mevduatın zararını bize ödetmeye kalkıyorlar.

Sen de bize dış ticaret açığı masalları anlatıyorsun.
Bu ülke 80 senede 120 milyar dolar borçlanarak ortalama her sene %4,5 büyümüş.
Son 20 senede de ortalama %4,5 büyüme var ama bu 20 senenin maliyeti 330 milyar dolar fazladan dış borç artı 70 milyar dolar özelleştirme geliri ezildi -70 milyar dolar merkez bankası rezerv yok edildi.

Eski Türkiye hiç bir şey yapmadı diyenler matematik olarak hesaplasın.
80 sene boyunca ortalamada %4,5 büyümenin bedeli 120 milyar dolar dış borç
20 sene boyunca ortalamada %4,5 büyümenin bedeli 470 milyar dolar. (330 milyar dış borç + 70 milyar dolar özelleştirme geliri + -70 milyar dolar merkez bankası rezervi kaybı)
Kur korumalıdan gelen zararı dahil bile etmedim.

Biraz matematik bilen adam son 20 yıllık faciayı rahatça görür.
Diyeceksiniz ki vay efendim deprem oldu, darbe oldu, suriyede operayon oldu.
80 sene boyunca her zaman deprem oldu, ikinci dünya savaiı, kore savaşı, kıbrıs savaşı, 2 askeri darbe, terörün en şiddetli zamanları oldu vesaire...

Yani bu başarısızlığı hala sanki planlı bir şekilde uygulanan politilka ile dış ticaret açığı kontrol ediliyormuş gibi anlatmak vicdanlı bir hareket değil.
Artık doğruları konuşun biraz.
2013 yılında sıfırdan başlayarak -tamamen sıfır- bir tornavida bir pense ile sandalye bile olmadan dükkanda kolinin üstünde çalışırken bu zamana geldiysem çok şükür. 2013'ün 1000₺ ile dükkanı açtık.

Çalışarak başarıya ulaşıyorsun. Yatarsam kimse para vermiyor bana. Asgari ücretle veya sabit maaşla bu ülkede belirli bir standartta yaşarsın. Üstüne çıkamazsın ama altına düşersin.
Rızkın 10'da 9'u ticarette. Bir günde milyoner de olabilirsin ticarette. Sabit maaş alıp da onu alamadım, bunu yapamadım boş cümleler sadece. Gerçekler bunlar.

Zeka = Yetenek
Yetenek = Para

Zekayı, yeteneği atlayıp para peşinde koşan yüz binlerce genç var bu ülkede. Ne eleman ne çırak bir tane iş soran yok. Gel bizim bölgeye her dükkanda eleman aranıyor. Nitelikli eleman olursa saniyesinde iş bulur güzel paralara.
Hiçbir şey bilmeyen adam en yüksek yaşam standardını istiyor. Hadi oradan derler adama.
Alıntılamayın beni lütfen daha fazla. Anlaşamayız