Faize karşı olanlara hayret ediyorum. Faizin yüzü suyu hürmetine dönüyor bu dünya. Zenginlere karşı fakirlerin en büyük yardımcısı belki de faizdir ve bankacılık sistemidir. Neden olduğunu bankacılığın çıkış hikayesiyle anlatayım:

Zengin bir insansın. Paran var. Paranı evde saklayamazsın. Hem tek başına işe yaramaz hem de hırsızlığa karşı koruman zor olur. Bu yüzden kazandığınla toprak veya ev satın alacaksın. Para parayı çekecek ve daha hızlı birikim yapacaksın. O birikiminle biraz daha yatırım (ev veya arsa) yapacaksın. Böylece daha hızlı kazanmaya başlayacaksın. Her ay 1-2 ev alacaksın. Böylece civardaki evler arsalar sana ait olacak. Örneğin Ankara'da böyle 100 kişi menkulun %90'ına sahip olacak. Diğerleri de onların marabası veya kiracısı konumunda olacak. Onlar hiç bir zaman mal edinemeyecek çünkü her yeni mala zenginler saldıracak. Zaten maraba veya kiracı birikim de yapamayacak. Kredi vs.. de olmayacak zaten. Bunu engellemek için medeni ülkeler bankacılık sistemini geliştirdi. Birikimin varsa bankaya yatırırırsın, ihtiyacı olan da çeker kullanır. Böylece yeni girişimler doğabilir. Parası olan da hemen ev, arsa almaya kalkmaz. Olay bu kadar basit işte.

Son zamanlarda memlekette yaşananlara gelirsek. Benim dindar abim bile 15 yıllık kredi ile aylık 3000 küsür ödeyerek 500k'ya ev aldı. Daha 12 yıl ödeyecek ama evin fiyatı şimdi 3 milyon. Adamın maaşı da 15bin den 40 bine çıktı. Bunun adı bedavadan ev sahibi olmaktır. Ülkede milyonlarca kişinin yıllardır yaptığı budur. Geçen gün okulda bir veli odama geldi. Kadın kiracı olmakla, kursağından 1 kuruş haram girmemesiyle övünüyor. Övünmeye devam etsin. İddia edilenler doğruysa öldükten sonra ona bir köşk verirler.