Benim var hocam ya, kısaca anlatmak istiyorum.
4 çocuklu (3 erkek 1 kız) bir ailenin 2. erkek çocuğuyum. Babam, ben kız olsaydım daha çocuk yapmayacağını söylerdi, bir nevi istenmeyen çocuk gibi bişey olmuşum sanki. Hatta babamın abimi severken beni öteye ittiğine dair annemden bazı hikayeler duymuştum. Her neyse, bebeklikte kalça çıkığı, dışkılama sorunları önemli sağlık sorunları geçirmişim. Zaten 3 yaşında konuşmaya başlamış ve 4 yaşında kekeme olmuşum. Hikaye burada başlıyor diyebilirim. İlkokul birinci sınıfa geldiğimde annemden sonraki en büyük şansımla tanıştım. Tansel öğretmenim. 1. sınıf öğretmenim Tansel öğretmen, beni öyle cesaretlendirdi ki, öyle üzerime titredi ki, bugün iş güç sahibi olduysam ona borçluyum diyebilirim.
Çeşitli kekemelik kurslarına gittim, önemli gelişmeler de kaydettim ama hiçbir zaman tam anlamıyla düzelme sağlayamadık. Gittiğim kurslardaki herkesten çok farklıydım. Hepsi içine kapanık, zorunlu olmadıkça konuşmayan insanlardı. Ben ise ilkokuldan itibaren "çok konuşuyor" şikayetleri getirirdim.
Pek çok akrabamız, bu çocuğu boşuna okutmayın iş güç sahibi olamaz, gibi yorumarla ailemi beni okutmaktan vazgeçirmeye çalıştı

Neyse ki bizimkiler kulak asmadı ve uludağ üni'yi kazandım 2008'de. Psikoloji bölümüne yerleşmiş olmam ayrı bir ironidir
Son sınıfta Erasmus programına başvurdum. Yine eş dost akraba, boşuna para dökmeyin oralara, aile kuramaz, işe güce giremez bu çocuk, dediler. Gittim, 6 ay kaldım. İleri düzey ingilizce bilgime başlangıç düzeyinde de olsa italyanca ekledim. hayatımın hemen her döneminde kendimi özgüvenli bir kişi olarak tanımladım ve bu konuda hiç mütevazi göstermedim. Peki şimdi ne yapıyorum
bir kamu kurumunda psikolog olarak çalışıyorum. idarecilerimizin inisiyatiflye mesleğimi pek yapmıyorum, açıkçası yapsam da başarılı olamayacağımın farkındayım. Bunun yerine daha teknik işlerde kullanıyorlar beni. Ve ayrıldığımda her birimden sonra herkes ne kadar önemli bir işi kusursuz yapabildiğimden bahseder
Şimdi evliyim, 6,5 yaşında bir de oğlum var. Çok şükür evimi geçindiriyorum. Oğluma iyi bir baba olmaya çalışıyorum. Hala kekemeyim ve hayatımın hiçbir alanında bunun bir dezavanjtanı görmedim diyebilirim. Belki de şanslıydım, karşıma hep anlayışlı, bunu yadırgamayan insanlar çıktı. Ama tekrar vurgulamam gerekir. Tansel öğretmenim olmasaydı bugün olduğum yerde olmayabilirdim.