Kararlar zararın miktarına göre değil suç unsurunun olup olmamasına göre çıkar.
Dol@ndırıclık eyleminin 2 unsuru var, kasıtlı şekilde hileli hareket edilmesi ve mağdurun zarara uğratılması.
Zararın miktarının önemi yoktur.
Siz kastı, hileyi ve zararı ispat edebiliyorsanız ceza alır.
Eğer kastı ve hileyi ispat edemiyorsanız ceza almaz.
İnsanlar sadece zararı ispat ettiklerinde karşı taraf ceza alacak sanıyorlar.
Oysa ikili tüm ticari ilişkilerde bir taraf zarar görebilir ve zarar gören tarafın tazminat ve icra hakkı doğar ceza davası olmaz.
O yüzden avukata ihtiyacımız var.
Dilekçeleri beceriksizce yazdığımızda ya da iş bilmeyen arzuhalcilere yazdırdığımızda soruşturma açılmayabiliyor.
O yüzden şikayet dilekçesinin ilk paragrafında şüphelinin kötü niyetle, kasti şekilde dol@ndırma amacıyla işlem yaptığını bunun ekteki kanıtlar ile desteklendiğini ve mağdurun zarar uğradığını yazıp sonra detaylandırarak anlatmak lazıım.
Savcıların önüne her gün yüzlerce sayfa dilekçe geliyor.
ilk paragrafta suç unsurlarını açıkça anlatmazsanız, kastı ve hileli hareketi açıklamazsanız sadece zarar uğranıldğını anlatırsanız savcılar işi ticari anlaşmazlık olarak görür işlem yapmazlar.
O yüzden şu rakama işlem yapılır bu rakama işlem yapılmaz diye diretmeyin.
Bir kaç hafta önce bir arkadaş çok daha düşük bir rakam için karşı tarafa ceza aldırmıştı.
Peki sonuç ortalama ne zaman alınıyor bir bilginiz varmı acaba