omerbulut00 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hani faiz düşük diye dolar artıyordu?
Faiz, gerçek enflasyonun üzerinde oranlanmadığı sürece TL değer kazanamaz. Seçim öncesinde düşük faize rağmen neredeyse karma ekonomi modeline varacak düzeyde dolar bir şekilde baskılandı. ( Kapalı çarşı ile resmi kurların farklı olması, insanların döviz temin etmekte zorlanması gibi şeyler de bu konu da önemli parametreler)

Faizin neden bu kadar agresif veya kötü bir şey olarak algılandığını anlayamıyorum. Faiz = parayı kiralamak. Arabayı veya evi kiralamak ile parayı kiralamak arasındaki fark nedir? Besim Tibuk'un her söylemini genel olarak doğru veya mantıklı bulmasam da bu konuda eski çağlardan güzel bir örneği var. Develerle kervan ticareti yapacaksın, kervanı yola çıkarman için en az belirli bir seviyede deve, mal gerekiyor ki kervanı koruyacak askeri ile bu ticareti gerçekleştirebil. Benim şimdi 10 deve dolusu kervanım var 5deveye ve üzerlerinde mal için borç paraya ihtiyacım var ki o malları alayım, develeri de kiralayayım kervanı yola çıkartabileyim. Şimdi bana bunun için borç para verecek kişi benim güzergahım ve kervanı başarılı bir şekilde götürüp geri dönüp borcumu ödeme riskime göre neden kâr payı istemesin? Yada ben nasıl bana 1000 akçe ver, ben sana dönüşte 1000 akçe vereyim diyebilirim?

Adamın akçesini alacağım iş yapıp para kazanacağım, adamı işime ortak etmiyorum iş için adamdan borç istiyorum. İşime ortak edersem kâr oranım kadar batma oranına da ortak olacak adam böyle bir şey istemeyebilir kaldı ki bende yolda başıma bir şey gelmeden malları yüksek kârla güzel güzel satabilirsem neden adama daha düşük bir kâr payı ( faiz ) ödemek varken tüm kârıma ortak edeyim?

Faiz yani borç olmadan bir toplumun gelişebilmesi mümkün değil. İslamiyet gibi günümüze kadar milyarlarca insan ile gelebilmiş bir kültürde sizce ticaretin, alışverişin normal bir unsuru olan faiz olmadan bugünlere nasıl gelebilirdi? Tekelcilik, tefecilik ile faiz aynı şey değil. Tekelcilik sektörde monopol olup keyfe keder istediğin fiyata her hangi bir ürünü hizmeti veya parayı kiralamak - satmak iken, faiz rekabete açık bir şekilde risk ve kâr analizi ile gerçekleşen bir şey. Tekelcilik - haksız kazanç devletler içinde günümüz modern hukuk sistemlerinde suç ve tespit edildiğinde devletler pasta böler gibi şirketleri küçük parçalara bölebildiği kadar bölüyor ve ciddi cezalar kesiyor. İslamiyet'te geçen faizin deprem olduğunda, su veya battaniye stoğu sorunu olmadığı halde bu ürünleri 10x veya 20x fiyatla satayım tefeciliği - haksız kazancı, yada terör saldırısı sonrasında havaalanından kaçmaya çalışan insanlara taksimetreyi 300 TL'den açarım demek ile piyasada borç para bulabiileceğin tek kişinin bir tefeci olup onun %3000 faizle şu kadar zaman için parayı veririm işine gelirse sıkıysa git başkasından al demesi. Evini veya paranı piyasaya ortalamasına göre kiralamak değildir herhalde ki milyonlarca, milyarlarca insan ekonomik olarak hayatta kalabilmiş ve bugünlere gelebilmiş.

Mevcut ekonomi durumumuzun özeti de şudur bir üşüttük, grip olduk dikkat etmedik zatürreye çevirdik, haliyle grip - üşütme/soğuk algınlığı için olan tedavilerin artık bir faydası önemi yok.

Hükümet bunu neden yaptı diyecek olursanız çarklar dönsün, insanlar kısa vadede ürün ve hizmetleri borç - harç alsın ve bana oy versinler diye yaptı ve seçimi kazandığına göre finansal olarak olmasa da politik açıdan doğru bir tercih yaptığı ortada. Suçlu ne popülizm yapan hükümet ne de ana muhalefet değil, fakirleşen imtiyazlardan genel olarak faydalanmadığı halde yanlışlara - hatalara tekrar tekrar fırsat veren toplumdur.

Anayasanın, ekonominin, devletin en büyük teminatı - güvencesi toplum ve toplum iradesi - tepkisidir.