Tüm sistemler yedeklidir. Elle bir şeyin açılıp kapanması mümkün değildir. Kısıtlı bir alana herşeyi sığdırmak için elle kontrolden borulardan manuel vanalardan fedakarlık edilmiş.
Kapağın sadece dışarıdan açılması çok normal. Öyle bir derinliğe inen hiç bir demiz aracından içeriden kapak açamazsın. O derinliklerde kapak açmak diye bir şey yoktur.
4km aşağıdan hangi battı şamandırasını göndereceksiniz. 4km uzunluğundaki kablo ve iletişim sisteminin ağırlığı ve mühendislik olarak yerleştirilmesi başka bir şey.
Askeri denizaltılar en fazla 400-500 metre derine iner. Burada 3,5-4km derinlikten bahsediliyor. Battı şamandırası olsaydı yine kurtulamazlardı. O derinlikte denizaltından denizaltına geçiş mümkün değil.
Kazanın nedeni muhtemeşen metal yorgunluğu. Uçaklar yapısal olarak sürekli incelemeye maruz kalır. Çünkü metal yorgunluğuna karşı parçaların kontrol ve değişim prosedürü vardır.
Burada türünün tek örneği olan bir denizaltı aracı var. Gövdesinin toplam kaç saate dayanıklı olduğu, ne kadar sürede bir içindeki parçaların değişmesi gerektiği, periyodik bakımlarının ne olduğuna ilişkin standartlar yok. Bir F16 nın gövde ömrünü biliyoruz ama bu aleti hakkında hiç bir standart yok. Çünkğ tek ve standartları kendi koyacak kadar özel bir alandalar.
Ve görünen o kş denizaltı basınca direnememiş ve patlamış. Böyle işlerin adrenalin yaratan kısmı, macera sayılması da bu yüzden. Böyle bir macera yaşamanın fiyatı 250 bin dolar. Ama bu paranın karşılığında alınan adrenalin ve zevk bu riskin alınmasından kaynaklamıyor. Bir kaç sene önce aynı denizaltı akıntı ile titanitğin pervanesime sıkışmış ve nir kaç saat kurtulamamış. O kazada iletişim kesilmemiş. Ama kendileri kurtulamasalardı o kazada da hiç bir kurtarma çalışması zamanında yetişemezdi. Zaten görünen o ki sahil güvenliğin tüm arama kurtarma çalışması sonar dinleme ve deniz yüzeyi arama çalışmasıymış.
Bu adamlara aptal diyemem. Aldıkları riskin bedelini ödedilet. Bizler hayat yaşıyoruz sanıyoruz. Ama ev iş arasında aynı günü tekrar edip duruyoruz. O adamlar bir hayat yaşadılar ve öldüler. Ve sefil hayatlar sürüp 3-4 ülke gezmeden titaniğin enkazında macera aradıkları için insanlara aptal diyenlere şaşırıyorım. Bu milyonetlere üzülecek bir durum yok, bir risk aldılar ve risk gerçekleşti. Ama adamlar bir şey yaşamak için uğraşırken öldüker. Biz hiç bir şey yaşamadan 70-80 sene sürünüp ölenlere üzülelim.
Katılıyorum.
İnsanların bu konuya "salaklık" demeden önce kendi risklerinin farkında olması gerekir.
Daire al, deprem olsun, apartman çöksün, öl. Aynı risk farklı bir şey değil.