işaret edilen her sistem insanların bahaneleridir. bugün 18 yaşında bir çocuğun elinin altında bilgiye erişim imkanı olan telefon, bilgisayar varsa geleceğini dilediği gibi şekillendirebilme iradesine sahiptir. mesele, bunun için nelerden vazgeçebileceği meselesi.
zamanından vazgeçebilir mi
arkadaş ortamlarından vazgeçebilir mi
ailesinden, çevresinden vazgeçip sadece hedeflerine odaklanabilir mi
sosyallikten, gezip tozmadan vazgeçebilir mi
dişini sıkıp saatlerce, günlerce, aylarca, yıllarca bir hedefin peşinden koşabilir mi
meseleleri önemli.
insanoğlu, özellikle alt tabaka diye tabir edilebilecek gelişmeye, öğrenmeye, üretmeye, azmetmeye, denemeye, risk almaya kapalı ve sadece garanti, önüne açılan yolları takip etmeye alışkın olan insanoğlu her daim bahaneler bulmaya hazırdır.
dünyayı o yönetiyor bu yönetiyor şunlar şunu yaptı bunlar bunu yaptı orada kapitalizm var burada siyonistler var şurada şu ülke her şeye hakim bla bla bla.
bahaneler denizinde yüzdürür gemilerini zira bunun esas sebebi kendi eksiklikleriyle yüzleşmekten korkması, sığınacak bir liman olarak görmesidir.
kölelik sistemi kalkalı uzun zaman oldu(hayat şartları gereği buna gerçekten mecbur kalanları saymıyorum)
geriye kalan tek şey bilinçli tercihtir.
adam gezmek tozmak eğlenmek, kendince "yaşamak" istiyor.
bunun bedeli de standart bir iş bulup çalışmaktan, kazandığınla da kendine vakit satın almaktan geçiyor. adam bu kadarlık bir vizyona, hayata sahip. dolayısıyla bu adam köle değil, bilinçli tercihlerinin sonuçlarını yaşayandır.
ancak bir başkası, ben gezmeyeceğim, eğlenmeyeceğim, benim yaşamdan anladığım bunlar değil diyip hedefler, amaçlar, idealler koyuyor ve azmediyor. tabiri caizse it gibi bu isteklerini kovalıyor ve denemeler yapıp riskler alıyor. bu adama şimdi köle denilebilir mi?
hayır. asla.
bu adam, kendi hayatının, kararlarının, attığı her adımın efendisidir.
ilk seçenektekiyle bu adamı ayrıştıran tek unsur ne?
hayata bakış açıları.
haliyle.
bahaneler aramaya lüzum yok. birileri loncalar kurabilir. başkaları sistemler oluşturabilir. bir başkası her şeyi kontrol etmeye niyetlenebilir de.
mesele, sen bunları görüp napıyorsun meselesi.
eğer bir şey yapmayıp sadece konuşmakla yetiniyorsan, bu hayata dair en ufak bir harekete geçmişliğin, bir şeyler için mücadele etmişliğin yoksa ve sadece konuşup duruyorsan, anlattığın her unsur senin bahanelerindir. haliyle ciddiye alınmana lüzum yoktur.
not. yazıların genelini okumadım ilk sayfaya şöyle kısa bi göz gezdirdim o kadar. devamı ilgimi çekmedi, yorumumu yapıp ayrılıyorum. sağlıcakla.