Biz birbirine çok düşkün bir aileydik. Annem beni en küçüğüm diye farklı severdi. Çocuk yaşta kanser hastalığı geçirdim. Belki anneme o tedavi gördüğüm 2 yıl içinde 20 yaş yaslandirdim. Herkes annesini babasını farklı severdi ama hep ben bi farklı seviyordum. Ben köylü ailenin evladiyim. Yazın annemi babamı goremedim hiç. Onlar hep memlekette çiftçilik yaptı. Biz kardeşlerimle İstanbul'da. Gel zaman evlendim. Pandemi çıktı. Annemi sağlam bir şekilde, serum takılması için goturdugum hastaneden cenazesini aldım. 53 yaşındaydı. Gommesinler diye çok yalvardım. Yağmur yağdı kar yağdı. Gidip toprağın üstünü ortmeyi düşündüm. Cidden düşündüm. Ebeveyni kaybedince insan bazı evrelerden geçermiş ya. Dibine kadar yaşadım. İş kurmustum yeni. Batırdım bıraktım. Sonra bı noktaya geldim. Kabullendim ve ayağa kalktım. Hepimizin geçici canlı olduğunu hayata bu kadar anlam yüklemenin saçma olduğuna inandırdım kendimi. Zamanınızın kıymetini sağlığınızın kıymetini bilin derler ya doğru. Dün eski telefonumu tamir etmeye çalıştım 1 kelime mesajını belki görürüm diye. Saglikliyken yanlarında olun. Anne babaya kusmeyin sevin. Yazmak iyi geldi sağolun