Zaman kavramı olmasaydı, muhtemelen başka bir ölçü veya referans noktası kullanarak olayları ve süreleri ifade ederdik. İnsanlar geçmişte bu tür durumları ifade etmek için güneşin konumu, mevsimler, gün doğumu ve batımı gibi doğal olaylara dayanan görsel işaretlere başvurmuşlardır. Örneğin, "güneş doğduğunda" veya "iki mevsim sonra" gibi ifadeler kullanarak zamanı tanımlayabilirlerdi.
Ayrıca, olayların sırasını ifade etmek için de ilişkisel terimler kullanabilirdik. Örneğin, "bir olaydan önce" veya "başka bir olaydan sonra" gibi ifadelerle zamanı belirtebilirdik. Bununla birlikte, bu tarz ifadeler zamanı kesin bir şekilde ölçmek yerine, olayların birbiriyle ilişkisini vurgulamak için kullanılırdı.
Zamanın ölçülmesi ve ifade edilmesi insan hayatının temel bir unsuru olduğundan, zaman kavramı olmasaydı, muhtemelen insanlar başka bir yöntem geliştirerek olayların ve sürelerin düzenini ifade etmek için ona göre bir sistem oluştururlardı. Ancak, kesin olarak ne tür bir sistemi kullanacaklarına dair kesin bir yanıt vermek mümkün değildir, çünkü zaman kavramı insan kültürü ve düşünce tarzının derin bir parçasıdır.