RESOLVED adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selamlar, 7-8 yıl önce kredili bir şekilde ev almış olsaydın muhtemelen 0.69 veya altı bir faizle %10 peşinat ödeyerek borçlanacaktın. İstanbul'un neresinden aldıysan al şimdiye en az 10x olurdu. Evi kredili almış olman satmana engel teşkil etmiyor, hatta kredi ve tapu masraflarını dahi satarken düşebiliyorsun. Sadece 1 yıl taksidini ödedikten sonra hangi yıllar içinde olduğunu bilmiyorum fakat evin değer tahminimce 2016-17 yıllarından bahsediyorsun yine hiç yoksa %8-9'luk bir artış yakalardın. 2018'e kadar kredini ödemiş olsaydın büyük ihtimalle 2019'dan sonra yine istediğin hayatı yaşayabilirdin ve kredi taksidinin yarısını veya daha fazlasını (konumuna göre değişir evin) kiracına çok rahat ödetirdin. TL bazında enflasyonla paranın müthiş bir hızda eriyeceğini düşündüğümüzden 2019 ve sonrasında kiracın dahi olmasa ödediğin kredi maaşının yarısına denk gelecekti. Kredini bitirip şu an eve sahip olsaydın hem ödediğin kredi enflasyon sayesinde 2016'dan bu yana en az %600 eriyecekti hem de satın aldığın evin fiyatı gidecekti. Yani yeterli finansal okur yazarlığa sahip olmadığınız için kaçırdığınız fırsatlara bakış açınız yanlış. Kendinizi rahat hissedersiniz/hissetmezsiniz şartlarınız farklıdır saygı duyarım ona yorum yapmıyorum. Sizin şartlarınız bunu el vermiştir başım üstüne. Size bir sözüm yok, hakkınızda hayırlısı. Fakat bu yazıyı okuyan insanlar lütfen "abi ev alınmaz, ömür boyu borçlanmak ne ya?" gibi kafalara lütfen girmesin. Piyasa şartlarını iyi analiz eden ve değişime ayak uyduran herkes kazanır.

pandemide pek cok ev sahibi dukkan sahibi kira alamadi, evi boş kaldi vs hocam. su gun olmus herkes davalik. piyasa 10 kat artiyor da insanlar hala 3 katina çıkaramıyor eski kiraciyi yasadan dolayi, ölü fiyatina oturtuyor. oncelikle o parantezi acayim. yani her kiracisi olan dediginiz gibi gulluk gulistanlik degil.

ev fiyati 10 kat artarken piyasada yerinde durmadi zaten. herseyin fiyati kat be kat artti. yani %1000 kar ettin gibi bir durum da yok memlekette.

ama benim bahsettigim konu bu degildi.

finansal olarak kismen size katılıyorum, ama konu finansal okur yazarlik degil. atladiginiz nokta şuydu: ben bahsettiginiz finansal denge kurulana kadar elime gecen firsatlari tepmis olacaktim borclara konsantre oldugum icin. firsatlar size ayak uydurmaz, siz onlara uydurmalisiniz. bahsettiginiz sekilde krediyi rahatlattim diyelim bir kac senede, pek cok sey icin gec olacakti. cocuk olduktan sonra bazi riskler alınamıyor, valiz degil bu alip kafana gore takilamiyorsun. ben senelerce kovaladim kendi isimi kurabilmeyi, ya da yurtdisina yerlesebilmeli. her istediginde olmuyor ki bu işler malesef.

ayrica o borcun ustune pandemi krizi ve issizlik geldiğinde, evde bebekle psikolojik olarak ne kadar ayakta kalabilecektik o da ayri bir matematik. zira intiharlari, boşanmaları vs gorduk pandemide tavan yapti. saglam kalmis akil ve ruh sagligi, sonrasinda degerlenecek evden cok daha iyi bence. en basta dedim zaten ben kendi perspektifimden yorumladim, ev alsaydim asla maltayi kovalayamayacaktik o dönem, degerlenmis bir evle turkiyede kalmis olacaktik. suan tc vatandaslari vize alamaz hale geldi, gelebilir miydik suan buraya mechul, firsat cikar miydi mechul. evim degerlendi diye sevmedigim isi birakamayacaktim, yuksek ihtimal hala o iste calisiyor olacaktim. demek istedigim buydu...