Hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Ben de öyle. Önceden kahrolduğum şeyleri artık hiç umursamıyorum. Geçmişte beni kıran, günlerce uykusuz bırakan, sağlığımdan eden olayları artık takmıyorum. Sanırım insanları tanıdıkça onlardan beklentim azaldı, gerçi bir şey beklediğim de yoktu. Ya da bir olgunluk seviyesi olan farkındalığa vardım. Büyük beklentilerin olmayınca hayal kırıklıkların da olmuyor. ' Gitmez ' dediklerim giderek, ' O asla yapmaz ' dediklerim yaparak öğrettiler bunu. Bütün insanlar aynıdır demiyorum fakat her insanın hata yapabileceğini çok iyi biliyorum. Yani ben biriyle arama mesafe koyuyorsam, tereddüt ediyorsam ve uzak duruyorsam; bu kibirden değil, kendimi koruma çabamdır. İçimdeki en derin kırıklar çok sevdiğim insanların çabasızlığından, duyarsızlığından, umursamazlığından kaldı...
Yaşanılanlar elbet iz bırakacaktır ama her sınanış tecrübe verir insana yaşamla mücadelesinde. Her hata bir ders, her ders bir tecrübe niteliği taşır insanın hayatında. Ben bu derslerden kaldım sanırım. Geçmişten kurtulduğum yok hastalık hastası oldum sadece. Benim zararım sadece kendime başkalarına değil. Başkalarına zarar verebilecek kadar kötü bir insan değilim. İstesem de beceremem. Tüm kaybedişlerim hep iyi niyetimden zaten. Saf salak yerine koyuldum çoğu kez. Haliyle kaybeden yine ben oldum.
Son zamanlarda ( 6-7 yıldır ) gerçekten kendimi iyi hissetmiyorum. Yataktan kalktığımda hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sadece zamanımı boşa harcıyorum. Belki de savaşmayı bırakıyorumdur. Bunu bir veda sayın.
Umudum her zaman bâkidir ama zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun...