Günaydın,

Forumda o kadar çok kişi var ki... Değil foruma, ülkede aynı düşünce sahip çok kişi var. Bakın çok basit işlemler ile anlatacağım.
Bir malı satarken kaç paraya aldığının hiç bir önemi yok. Önemli olan sattığında tekrar kaç paraya alacağın. Tek bir x eşyan olduğunu düşün. 2015 yılında 50 TL'ye almışsın. Tüketici olarak sen bunu 2023 yılında 75 TL'ye satarsan 25 TL kar ile satmış olursun. Fakat ticaret ile uğraşıp bunu devamında yeniden satacaksan bu malı 2023 yılında 150 TL'ye alıyorsan; 75 TL'ye satarsan yeniden bu malı almak için cebinden 75 TL ekstra koyman gerekir. Reelde mal üstünden karda gözüksen de işin aktifinde zarardasın. O malzemeyi 175 TL'ye satarsan aslında 25 TL karın olmuş olacak çünkü 175 TL'nin 150 TL'si ile yine gidip o maldan alacaksın.

Elimde hazırda şu an 5000in üzerinde çeşitte ürün var. Bir çoğunu 2 sene önce döviz tek haneli iken almışım ama bu ticaretin devamlılığının esas olması için satışı bugünün alışı üzerinden yapmak zorundayım ki kazanç elde ederken stok elimde kalabilsin.

Bunu ne yazık ki çoğu kişi böyle düşünmüyor. Ülkede aldığın her şey dövize ZİNCİRLİ. Yetiştirdiğin domatesin gübresi, tohumu hiç değilse ilacı mutlaka ithal. Torku'nun %100 yerli ürettiği bütün gıdalar için hammadde ithal, ambalaj ithal. Ambalaj Türkiye'de üretilse de hammadde yine ithal. Hepsini geçtim. Üretimde kullanılan enerjiler ithal, kim ne derse desin. Yani her yerden zaten dövize bağlısın.

Ocak ayında kamera seti aldım, $250. Aradan 6 ay geçmiş dün aynı seti aynı arkadaştan bir daha aldım zam yememiş(!) yine $250 diyor. 4600 + KDV'ye aldığım ürün zam yememesine rağmen 5225+ KDV'ye bana geldi. Şimdi bunun suçlusu o esnaf mı?

Benim yedek parçalarım ithal geliyor. 900 TL'ye gelen ürüne 1000 TL diyorum, adam ertesi gün isteyelim diyor. Bir bakıyorum malzeme zam yemiş bana gelişi 1100 TL olmuş.

Basit düşünüyorsunuz, düşünmeyin. İş yeri işletmek eskiden bugüne nazaran daha kolaymış. Cafeye bir elektrik faturası geliyor 2000 TL, doğalgaz geliyor(yaz ayında) 1500 TL. Bağkur geliyor 3000 TL. Sigorta geliyor bir o kadar. Bitmiyor, aylık KDV'den vergi ödüyorsun. 3 ayda bir KDV'nin matrahına karşın ettiğin karın bir oranını yine vergi olarak ödüyorsun. Arada yine ekstra vergiler yüzümüze vuruyor. Aylık müşavir 1000 TL altında değil. İş yerinde ister istemez yemek yiyoruz, bir yarım tost olmuş 25-40 TL arası. Dükkan kiraları zaten ev kiralarını dövecek pozisyonda. Yani çok şey var, buna karşın bizde tüketiciyiz bizde her şeyi ucuza almak isteriz ama bu en başta dediğim gibi aldığın fiyata göre kar ver sat mantığı ile işlemiyor. Bunu yapana kansız, fırsatçı, stokçu diyemezsiniz.

6 Haziran'da sigaraya zam gelecek deniyor. Sigara toptancıları büfelere sigara satmıyor. Bu sizce onların hakkı değil mi? Yine basit bir örnekle noktayı koyacağım. x sigara 35 TL. Büfe bunu 33.5 TL'den alıyor. Hafta başı 10 karton aldı; 100 paket sigara 3350 TL'ye alındı; 3500 TL'ye satıldı. Elinde sigara bitti ama 150 TL kazancı oldu, çok güzel! 6 Haziran yeni zam ile aynı sigara 45 TL'ye satılacak ve 43.5 TL'den alışı olacak. 100 paket sigara geldi mi 4350 TL'ye sana. 3500-4350 TL dedik mi 850 TL'yi neden kendi cebinden ödemesi gerek? İşte sana birde stokçuluk bazen neden gerekiyora örnek.