işe sadece mantık yönünden yaklaşalım zira inançlıyım diyenler inancının mantıkla çelişmediğini, akla, bilime uygun olduğunu iddia ediyor malum.

şimdi kendimize şu soruyu soralım.


para nedir? en önemli ölçütü nedir?

akla gelen ilk yanıt : bir takas gerçekleştirebilmeni sağlayan kağıt parçası. en önemli ölçütü ise, alım gücüdür. eğer paranın alım gücü kalmazsa, o paranın şu anki "miktarının" bir önemi olmaz. bugün elindeki 100 birimle 10 kilo kıyma alıyorsan 1 yıl sonra yine 100 birimle 4 birim kıyma alma ihtimalin var. dolayısıyla paranın değerini belirleyen en önemli ölçüt alım gücü oluyor.

yeni soru:

faiz nedir?

akla gelen ilk yanıt : tefecilik.


yani emeksiz yemek, risksiz kazanç. 1 koyup 1.5 alma gibi gibi.


eğer meseleye böyle yaklaşırsak, faizin haram olması elbette normaldir ve "mantıklı olan" budur. bu durumda, faiz haram diye dolaşanlara hak verilebilir.

ancak, işin bir de diğer boyutu ve hayatın gerçekleri var.


şimdi üçüncü soruyu soralım.


günümüz dünyasında, faiz "risksiz kazanç" mıdır?


enflasyonun %100 olduğu ortamda %20 faizle paranızı bankaya koyun. bugün 10 kilo kıyma almanızı sağlayan para miktarı, 1 yılın sonunda "paranızı faize koymanıza rağmen" muhtemelen 6-7 kilo kıyma almanızı sağlayacak. yani 3-4 kilo kıyma zarar ettiniz.


şimdi az önce ne demiştik?

faiz, tefeciliktir. "haksız kazançtır".


peki bu tabloya baktığımızda, bu iddia ispatlandı mı?

elbette hayır. kazanç sağlamadığımız gibi üstüne para kaybettik(para bi kağıt parçasıdır, alım gücü olarak düşünün). 4 kilo kıyma zarar ettik.


bu durumda, biz nasıl bir harama bulaşmış olduk? nasıl bir tefecilik yaptık ki cebimizdeki para eksildi?


haliyle özet şu.

günümüz yaşam koşullarında yani enflasyon diye bir gerçeğin var olduğu dünya düzeninde, faizin tek olayı; paranızın değerini bir nebze olsun koruyabilmektir. onda da yine koruma şansınız düşüktür. zararla çıkarsınız.

dolayısıyla konuya "mantıkla, akılla, bilimle" yaklaştığında faiz haram demenin, haksız kazanç demenin, tefecilik demenin hiçbir karşılığı yoktur.



hatta daha da ileri gideyim. faize para koymak, vatanseverliktir.


neden?


cevap basit.

Kendi ülkemin parasına kıymet verdiğim, kendi ülkemin parasından kaçmadığım, bir risk alıyorsam dahi(faize para koymak yukarda örneğini verdiğim şekliyle, bir risktir demiştim) kendi ülkemin parasında bu riski aldığım için.

Oysa bunu yapmak yerine ülkemin parasından kaçıp dolara, altına, euro'ya koşabilirdim.

benim gibi, herkes aynı şeyi yaptığında yani hiç kimse kendi ülkesinin parasında durmayıp herkes aynı anda dövize, altın koştuğunda o ülkenin parasının bir kıymetinin kalması mümkün mü? hayır. erir gider. bugün olduğu gibi.


yani en büyük vatanseverlik, milli parana kıymet vermektir. milli parana kıymet verebilmenin temel unsuru da, bu paranın erime ihtimaline karşı bir nebze güvence arayabilmektir. faiz, sana bu güvenceyi sunar -ki o da %100 değildir-.

eğer faiz de olmazsa enflasyon ortamında oluşacak tek görüntü şudur :


herkes kendi ülkesinin parasından koşa koşa kaçar. tl'de sabit kalan adam yolunmuş tavuğa döner. bir süre sonra acından ölür gider çünkü parası pul halini alır.

size faiz haram diye dolaşanlar muhtemelen o tavuk halini almanızı isteyenlerdir çünkü kendisi dolarda, altında, euro'da. onun içi rahat.

size de din satarlar.


körü körüne hiçbir düşüncenin, inancın peşinden koşmayın. her şeyden önce, aklınız var. onu kullanın.