Yaşamak için hiçbir zaman hevesli olmadım, küçükken birkaç kez intihar etmeyi de denedim. Hala hevesli değilim ama yine de yaşamaktan vazgeçmiyorum. Seçimi kaybedenlerin yaşama hevesinin kaçmasını anlasam da onlar gibi düşünemiyorum. Şu an zorluk çekiyor olsalar da hayatın her alanın da zorlukla karşılacaklar. İskandinav ülkelerine de gitseler farklı zorluklar yaşayacaklar. Çünkü hayat bu. Her zaman başa çıkmakta zorlanacağımız şeyler olacak. En azından şimdiki zorluklara alıştık, şahsen ben tecrübesiz olacağım farklı bir zorluk istemem. O nedenle seçim gibi düşünce farklılığından kaynaklanan ve tamamen bizim kontrolümüzde olmayan şeylere üzülmek benim açımdan kabul edilebilir bir şey değil.

Benim devam etmemin sebebi ise ölecek olmamız. Eskiden nasılsa öleceğiz neden uğraşayım diyordum, şu an ise madem öleceğim o halde bu deneyimin keyfini çıkarayım diyorum. Sadece mutluluğun değil acının da keyfini çıkarmak. Örneğin uzun süredir aşık olmadım ve bu canımı sıkıyor. Aşık olup çekmeyi, dinlediğim müziklerin anlamlı gelmesini, ayaklarımın yerden kesilip sonra yere çakılmayı özledim.