@karikaturname; ölümden sonra yaşama inanmadığını açıkca belirtmişsin ve dünyada yaşamın keyfini çıkart demişsin.
Öncelikle islam hiçbir şekilde insanın zararına olacak bir şeyi yasak kılmamıştır, aklı selim olarak düşününce kişinin-ailenin-neslin-insanlığın faydasına olacak konular olduğunu görürsün. Yani inançlı bir insan hayatın her anlamda tadına varabilir ve hayatını gerçek anlamda iyi yaşamak için gayret eder. Çünkü islam iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklar.
İslamı günümüzde hakiki anlamda yaşayan az insan var, lakin insanların günah işlemesi, islamı az bilmesi, onların Allah inancı olduğu sürece müslüman olmalarına engel değildir. Yani çevremizdeki eksik-yanlış örneklere bakarak islam hakkında bir takım olumsuz ön yargılarımızın oluşmasına izin vermemeliyiz.
Gerçekten islamı öğrenmek istiyorsak, Allah'ın bize örnek olarak gönderdiği Resûl'ün hayatını okumakla başlayabiliriz.
Onun yaşamını, mücadelesini, ahlakını, kişiliğini öğrendiğimizde eminim ki çok şey değişecektir.
Kaynakların güvenilir olduğuna inanmıyorsan, bunla ilgili sahihlik noktasında çok özel ve titiz araştırmalar yapılarak toplanmış eserler var.
Nefsimiz (Ego) her zaman için şahsi menfaat ve zevkler peşinde koşacak ve bize bunları hoş gösterecektir, nefsimizin arzuları peşinde koşarsak, ölüm geldiğinde pişmanlıktan başka birşey elde edemeyiz. Ölüm bir yokluk değildir.
İnsan, akıllı bir varlıktır, egomuzu yönetebilecek kabiliyete sahibiz ve bundan dolayı imtihan olunuyoruz.
Eğer akıl olmasaydı insan olmazdık, dünyayı egomuza göre yaşamaya çalışırsak "hayvan"lardan bir farkımız olmaz ve bir hayvanmışcasına yaşar-gideriz. Akıl, yaratıcımızı bulmamıza bir araçtır.