Doğum ve ölüm gerçeğini doğru şekilde bilince çıkarırsan, yaşamın kıymetini bilirsin. Dünyaya bir defa geliyoruz ve her saniye sona doğru yaklaşıyoruz. Bir yanıyla korkutucu bir gerçek bu. İnsanları "ölümden sonra hayat" fikrine inanmasının en önemli sebebi bu, yok olup gitme korkusu. Ama bu gerçeği de kabullenmek lazım. Bizden önceki milyarlarca insan nasıl yaşayıp belirli bir süre sonra öldülerse bizler de öleceğiz. Ama madem şuan hayattayız, o zaman yaşamın değerini bilmeli ve ona göre yaşamalıyız.
Öbür dünyaya gidip de geri gelmiş gibi hikaye anlatanlara bakma, hepsi bu hikayeleri anlata anlata zengin oluyorlar. Derdi öbür dünya olana bir lokma bir hırka yeter. Ama bakıyorsun hepsi Karun kadar zengin, hala da gözleri aç... Bilgi güçtür. Bilirsen güçlüsün. Bizi biz yapan şey zihnimizdeki düşüncelerimiz. Düşünceyi var eden ise nöronlar arasındaki ağlarda dolaşan elektrik akımları. İncilde "tozdan geldik, yine toza döneceğiz, topraktan geldik, yine toprak olacağız" minvalinde sözler var. Tam da öyle aslında. Şuan bizi var eden atom parçacıkları milyarlarca yıldır kimbilir nelerin parçası oldu. Kim bilir hangisi nerelerde bulundu. Biz öldükten sonra da aynı şekilde dağılacaklar, başka atomlarla birleşip başka canlıları oluşturacaklar belki.
Belki de hocam, yaşayıp göreceğiz. İnanç çok değişik bir şey. Var mı yok mu bilemiyorsun ama olduğunu düşünüyorsun. Hakkımızda hayırlısı, kalın sağlıcakla.