Hocam zamanınız o kadar değerli ise saatlik bir işe girin, her çalıştığınız saatin ödemesini alın geçin.
Misal ben giderim bir mağazaya onu indirtirip bunu indirtirip denerim, bakarım, beğenmezsem de çıkar giderim. Her ürün için geri bildirim vermek zorunda mıyım? Ya da ürünleri denedim diye tezgahtarın maaşının "çaldığım" süre kadarını ben mi ödeyeceğim? Eğer ürünleri indirip satılmayınca laf edecekse o işi yapmasın. Sen zaten ürün sattığında, ürün satamadığında harcadığın süredeki giderlerini de çıkartıyorsun. Genelde bu durum iç anadolu insanında çok var. Zamanında çok çektim. Sizi bilmiyorum ama Ege tarafında pek bunlar yok. Bunlar hep "esnaflık" kültürü ile alakalı. Sizin düşünceniz genelde tok satıcı fikirleri. Müşteriyi hor gören bir zihniyet.
Kültürümüzde kalıplaşmış düşünceler vardır ama artık onlar pek kalmadı;
"Müşteri her zaman haklıdır"
"Müşteri vesile-i nimettir" diye.
Yakında müşteri olarak örneğin, soğana 30 lira isteyen pazarcıya sadece "çok değil mi?" dediğimiz için falan taşlanmazsak iyi.