Kölelik meselesi başlı başına ciltlerce kitap konusu. Yine de üç beş kelam etmek gerekirse, anlamak için zamanı zamana göre değerlendirebilmek, biraz İslami bilgi ve İslam tarihi bilmek elzem. Yoksa önyargılara saplanmak pek âlâ mümkün.

Zaten bulabileceğiniz şeylere değinmekten ziyade biraz geniş açıdan anlatmaya çalışacağım. Ansiklopedi gibi yazamam ama yazdıklarımda islami bilgiler mündemiç inşallah.

Bugün "köle ve cariye(kadın köle)" kavramları tamamen aslıyla alakasız şekilde kullanılıyor. Ne ilmi cihette ne İslam tarihi açısından bugünkü anlayışla alakası yok. Bugün "köle" denince Batı'nın ortaçağ karanlığındaki köle anlayışı akla geliyor. İslam'ın altın çağı olan ortaçağda ise uygulanan bundan farklı. İslam'da kölelik, Batı'nın köleliğinden farklı. Fıkıh ortada, tarih ortada..

Günümüzde, birleşmiş milletler ve bir çok sivil toplum kuruluşunun araştırmalarına göre dünyada 50 milyondan fazla kölenin olduğu söyleniyor. Yoksa kölelik kalkmadı mı?

Kölelik insanlık tarihi boyunca var olan bir şey. Güçlü olan her zaman zayıfa tahakküm kurar. Bugün bile otorite çöktüğü anda gelecek ilk şey köleliktir. Otoriteye rağmen hâlâ bu yapılabiliyor sonuçta. Bunu kimse inkar edemez.

İslam köleliğe çok keskin ve adil sınırlar çiziyor. Köle hukuku getiriyor. Köle sahibinin ona kendisine baktığı gibi bakmasını söylüyor. Hukuki açıdan haklar veriliyor. Avrupa'da köleler aşağılanıp, dışlanırken İslam dünyasında hakları var. Onlar suçlarını kölelerine atarken İslam dünyasında bunu yapan ayvayı yer. Onlar kölelerinin hayvan gibi davranıyor. Hatta hayvandan daha değersizler. İslam dünyasında kendi hukuki statüleri var, hakları var. Ve müslümanlar kölelerine adeta ailesinin bir ferdi gibi davranıyor. Tarih ortada.. yani İslam dünyasındaki köleliği "uşak"lık mesleğine benzetsek hata etmeyiz. Tabi onun da bugün anlamı değişti. Tahkir anlamında kullanılıyor.

Avrupa'da kölelik nesiller boyunca sürerken, İslam dünyasında çoğu zaman ikinci bir nesle bile geçmiyordu. Çünkü azad ediliyorlardı. Bunun sayısı örneği var.

İşte Avrupa'nın kölelik anlayışıyla, İslam'ın düzenlediği kölelik sistemi arasında dağlar kadar fark var.

Ayrıca İslam köleliği aşamalı olarak bitirmeyi getirmiştir. Tüm günahların kefareti arasında köle azadı ve muhtaçlara yardım vardır. Hatasız kul olmadığını düşününce...

Ayrıca İslam ahlakı gereği tüm müslümanlar sürekli sadaka verir, muhtaçlara bakar. Tarihte zekat verecek muhtaç bulunamayan dönemlerin olduğunu da biliyoruz.

Dünyanın her döneminde ve her yerinde kölelik vardı. Güçlü olan güçsüzü köle yapabilirdi. İslam'da sadece savaşta köle alınabilir, onda da sadece gayrimüslimler, onda da belirli şartlar var.

Ayrıca düşmanlar senin halkını köle alırken sen köle almazsan ne olur? Bu başlı başına büyük bir sorun. Köleliğin olmadığı tek ülke düşünün. Düşman seninle savaştıkça durmadan halkını köle alıyor ama sen almıyorsun. Batıdaki kölelerin çoğunun siyahi olduğunu hatırlayın. Bu durumda dünyadaki kölelerin büyük çoğunluğu türk olabilirdi de..

Batıda kölelik kaldırılınca, köleliği kaldıran ilk devletlerden biri son İslam devletimiz olan Osmanlıdır. Bakın dikkat çekiyorum. Düşman artık köleleştirmeyi bitireceğini duyurunca İslam halifesi de köleliği kaldırmak için ilk adım atanlardan birisi. Bu çok önemli bir nokta.

Bir tarihçi, batıda köleliğin kaldırılmasının büyük oranda kapitalizmle ilgili olduğunu söylemişti. Köleler batıda, İslam dünyasındaki gibi haklar istemeye ve almaya başladıkça batılılar bu ekonomik yükten kurtulmak için işçi sınıfını oluşturdu demişti. Çünkü (hakkıyla) bakmak çok zahmetli ve maliyetli. Yoksa hayvan gibi davranıldığında hiç bir maliyeti yoktu.

İslam dünyasında köleler batıdaki gibi köle hakları için hiç isyan etmedi. Çünkü İslam onlara insan gibi davranmayı emreder.

Konu çok derin. Yaz yaz bitmez. Hakkıyla anlamak istiyorsanız fıkıh, tefsir, hadis ve İslam tarihi okuyun lütfen.

Zekat 40 da 1 asgaridir. Zekat, bir müslümanın vereceği tek şey değil ki. Sadaka var. Bugün İslam doğru bilinmiyor, yaşanmıyor halk laik ve seküler diye İslam neden sorumlu olsun? Tarih ortada, asrı saadete bakınız.ilk akla gelen misal, Hz Osman defalarca tüm mal varlığını ihtiyaç sahiplerine bağışladı.

Siz 40da 1 i az gördüğünüze göre daha çok veriyorsunuz herhalde. Siz ve çevreniz her yıl tüm mal varlığınızın yüzde kaçını ihtiyaç sahiplerine veriyorsunuz? İdeali neymiş.

İslam'da nerdeyse her durumda ihtiyaç sahiplerine yardım etmek öğütleniyor, emrediliyor. Günah kefaretleri, adaklar, sadaka, zekat, fitre bir sürü şey. Ortalama bir müslüman her sene kazancının bir çoğunu zaten sadaka olarak infak ediyor elhamdülillah. Müslüman olmayanlar ne yapıyor? Ne kadar veriyor? İlla çok vermek zorunluluk olması gerekiyorsa gayrimüslimleri nasıl zorlayacaksınız?