Özellikle ülkemizde seküler kesim bilimi yüceltip, dini bilim düşmanlığıyla itham eder. Bu yüzden din karşıtlığı adına bilimi ve teknolojiyi savunur.
Bu kesim bilim ve teknolojiden bahsederken, sanayi devrimi ve sonrasına gönderme yapar. ürünlerin çoğu avrupa veamerika menşeli olduğu için, islam ülkelerinde üretim yapılmadığı için MÜSLÜMANLAR BİLİME KATKI YAPMADI argümanını sürekli kullanır.
Sanayi devrimi sonrasında tüm dünyada yaşam tarzları değişti. Şehirleşme, şehirde yaşama, şehre göç iyice yaygınlaştı.
Değişen yaşam tarzıyla birlikte insanlar fabrikalarda vs köle gibi yaşamaya başladı. Uzun çalışma saatleri, haftalık bir gün zar zor tatil, yıllık tatili en fazla 20 gün olan iş imkanları.
Değişen buyaşam tarzıyula birlikte insanlar doğadan, aileden, sosyal hayattan kopuk bir koşuşturmaca içine girdi.
***
Son 30 yılda Türkiye'de yaşayan herkes bilir ki, insanların çoğu aile çevresini sadece yılda iki kez dini bayramlarda zar zor görebiliyor. Artık toplumda BAYRAM OLMASA GÖRÜŞEMEYECEĞİZ lafı klişe haline geldi.
Konunun en başında değindiğim din karşıtı bazı seküler kesimler, çoğu zaman namaz ezan oruç gibi dini detaylarıeleştirir, bunlara karşı çıkar. Son 50 yılda haberleri incelerseniz, bunlara karşı yapılan birçok saldırı haberi görürsünüz. İşte bu din karşıtı insanlar her nedense ramazan ve kurban bayramı tatillerine nedense hiç ses çıkarmazlar. 1 yıllık çalışma döngüsü içinde aileleri akrabalrı biraraya getiren başka bir zaman dilimi yok.