eylül gelir sararırız seninle
seni susuşundan öptüğüm yerde
bir garip isyan çıkar
bastırılmaz yokluğun
yağmalanır yüzümün çarşısı
yine de ağzının hatırına
karanfil dağıtırım
kapı kapı.
nasıl da Afrikasın sevildiğinde!
eylül gelir dökülürüz seninle
cam kadar keskindir kırgınlığımız
sen ninni gibi sokulursan yanıma
deliksiz uyur acılarım
ve ben bir yalana
en çok sende inanırım.
şimdi seni düşlemek
portakal soymak gibi
sızlıyor tırnaklarım.