serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yaptığınız şeyin ne olduğunun farkında olmadığınızı düşünerek iyi niyetle yazıyorum.
Ben size kendi lafımı değil Allah Kelamını yazıyorum.
Siz Allah kelamı öyle diyebilir ama işin doğrusu şu hadistir diyerek haşa Allah'ı düzeltmeye çalışıyorsunuz.

Allah kibirlenenleri sevmez! Ayeti varken bunun üzerine şöyle yaparsan bir şey olmaz hatta sadaka vermek gibi sevaptır demek...
Allah'ın sevmem dediği şeyi Peygamber Allah sevmiyor ama siz şöyle yaparsanız sevap kazanırsınız der mi?
Ha, Siz fetvadır, cevazdır ya da caizdir peşindeyseniz ben size her konuda 10 farklı cevaz alacağınız hocaları tek tek yazayım.

Bir ayet daha paylaşayım ama bunu da düzeltmek isterseniz siz bilirsiniz.
"Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz."

Allah diyor ki; Kurandan hesaba çekileceksin.
Allah diyor ki; Allah kibirlenenleri sevmez.
Siz diyorsunuz ki; Şöyle olursa kibirli gibi davranırsak sevap alırız.
Hesaba çekileceğiniz kitap Gazalinin yazdığı değil, hatırlatmak isterim.
Tam bir cahil yorumu. Dikkatlice okuyup idrak etmeden, bana ders veriyorsun. Sen ne saçmalıyorsun, kim ayeti düzeltmeye çalışıyor. Yazdıklarımı iyi oku, idrak et önce. Kuranı Kerim tek başına, Hz. Muhammed 'as olmadan açıklanamaz. Bu sözü peygamber söylüyor zaten. Kafamızdan bir kelam oluşturmuyoruz. Aklınız bulanmış sizin bir psikoloğa gidin. Burda kibirli olmaktan bahsetmiyorum. Kibirli olmak ile kibirli görünmek farklı şeyler. Bir müslüman iffetli ve zerafet sahibidir. Kimse kalkıpta bir müslümana karşı kibirlenemez kibirlendiği taktirde işte kibre karşı kibir emrediliyor. Müslüman ne ezer ne de kendini ezdirir. Eğer ezdirirsen müslümanlığın şerefini haysiyetini ayaklar altına alırsın buna da Allah razı gelmez. Müslüman olmayan bir yönetici bile karşına gelse ayağa kalmayacaksın. Evet iman bu kadar sert ve ince çizgide. Tabii siz ilim konusunda kulaktan dolma bilgilerle yaşadığınızı islam sandığınızdan bu gibi bilgileri yanlış diyorsunuz. Kuranı Kerimde Namazın nasıl kılınacağına dair bana bir ayet getir. Getiremezsin çünkü yok. Ama peygambere uyacaksın diye ayet var. Peygamber bunu emrediyorsa başım gözüm üstüne. Şuanda gerçek müslümanlık yaşansaydı ne müslüman ülkeler böyle kötü durumda olurdu ne zalimler ortalıkta cirit atardı. Fakat hadis inkarcılarına da fırsat vermeyiz. İşine bak!

1. EĞER BİR ŞEYDE ÇEKİŞİRSENİZ ONU ALLAH'A VE RESULÜNE GÖTÜRÜN. (NİSA 59)3. DE Kİ: EĞER ALLAH'I SEVİYORSANIZ BANA TABİ OLUN. (ÂL-İ İMRAN 31)4. RESULULLAH'IN HARAM KILDIĞINI HARAM KILMAYANLAR... (TEVBE 29)5. PEYGAMBER SİZE HER NEYİ VERDİYSE ONU ALIN. (HAŞR 7)6. ALLAH'IN RESULÜNDE SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEK VARDIR. (AHZAB 21)7. SENİ HAKEM YAPMADIKÇA İMAN ETMİŞ SAYILMAZLAR. (NİSA 65)8. ALLAH'IN RESULÜ BİR İŞE HÜKMETTİĞİNDE ARTIK SEÇME HAKKINIZ YOKTUR. (AHZAB 36)9. BİZ SENİ DİN HUSUSUNDA BİR ŞERİAT SAHİBİ KILDIK. (CASİYE 18)10. ALLAH SANA KİTABI VE HİKMETİ İNDİRDİ. (NİSA 113)11. MÜMİNLERİN SÖZÜ ANCAK "İŞİTTİK VE İTAAT ETTİK." DEMELERİDİR. (NUR 51)12. O, HEVASINDAN KONUŞMAZ! (NECM 3)13. BİZ SANA KUR'AN'I İNDİRDİK Kİ İNSANLARA AÇIKLAYASIN! (NAHL 44)14. MESCİD-İ AKSA'YI KIBLE EDİNME EMRİ KUR'AN'DA VAR MI?15. KİM RESULE İTAAT EDERSE, ŞÜPHESİZ ALLAH'A İTAAT ETMİŞTİR. (NİSA 80)16. RESUL (A.S.M.)'IN HÜKMÜNDEN ANCAK MÜNAFIKLAR KAÇAR. (NİSA 61)17. ALLAH BU KİMSELERİ ALTLARINDAN IRMAKLAR AKAN CENNETLERE SOKACAK. (NİSA 13)18. KİM RESULE MUHALEFET EDERSE ONU CEHENNEME SOKARIZ. (NİSA 115)19. EY İMAN EDENLER! ALLAH'IN VE RESULÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEYİN. (HUCURAT 1)20. ALLAH'A VE RESULÜNE KARŞI GELENLER HELAK EDİLECEKLER. (MÜCADELE 5)
21. KUR'AN'DA YİRMİDEN FAZLA YERDE RESULULLAH (A.S.M.)'A İTAAT EMREDİLİYOR.Hadis inkârcıları, “Biz Kur’an’a uyarız. Kur'an bize yeter." diyorlar.
Biz de onlara diyoruz ki: Siz Kur'an'a uyduğunuzu nasıl söylersiniz? Kur'an 20'den fazla ayette "Resule itaat edin." diyor. Siz ise Resulullah (a.s.m.)'a itaat etmiyor ve sözlerini kabul etmiyorsunuz. Bu hâlinizle Kur'an'a uyduğunuzu nasıl iddia edersiniz?
Kur'an-ı Hakîm şu ayetleriyle bizleri Resulullah (a.s.m.)'a itaate davet ediyor:
أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ "Allah'a itaat edin ve Resule itaat edin." ayeti 5 defa geçiyor.
أَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ "Allah'a ve Resulüne itaat edin." şekliyle 4 defa geçiyor.
أَطِيعُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ "Allah'a ve Resule itaat edin." şekliyle 2 defa geçiyor.
أَطِيعُوا الرَّسُولَ "Resule itaat edin." şekliyle 1 defa geçiyor. Bu ayette Allah'a itaat zikredilmeyip doğrudan Peygamberimize itaat emredilmiş.
مَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ "Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse..." şekliyle 5 defa geçiyor.
Diğer geçişleriyle birlikte, toplamda 20'den fazla ayette "Resule itaat edin." denilerek Peygamberimize itaat etmemiz emredilmiş.
Şimdi, Kur'an'a uyduğunu iddia eden hadis inkârcılarına diyoruz ki:
— Size göre Resule itaat etmek nedir?
— Siz, "Resule itaat edin." emrinden, onun sünnetini inkâr edin ve hadislerini kabul etmeyin manasını mı anlıyorsunuz?
Yahu siz bir çırpıda Kur'an'ın 20'den fazla ayetinin emrini çiğniyorsunuz; bundan sonra da Kur'an'a uyduğunuzu söylüyorsunuz!
Vallahi siz Kur'an'a uymuyorsunuz, Kur'an'ı bilmiyorsunuz, Kur'an'ı anlamıyorsunuz! Kur'an size, "Resule itaat edin." diyor; siz ise Resulullah (a.s.m.)'ın bütün sözlerini inkâr ediyorsunuz.
Allah size hidayet etsin. Ve bu hadis inkârcısı sözde âlimlerin şerrinden ümmet-i Muhammed'i muhafaza etsin. Âmin.
Bu bölümde ilk önce Peygamber Efendimiz (a.s.m.)'ın konuyla ilgili bazı hadis-i şeriflerini nazara vereceğiz. Daha sonra hadis inkârcılarının ileri sürdükleri bir kısım mazeretlere cevap verip sözlerinin ne kadar mesnetsiz olduğunu ispat edeceğiz. Daha sonra da hadis ilmine dair mühim hakikatlerden bahisler açacağız.
Gayemiz, hadis inkârcılığına cüret edenlerin ne kadar azim bir cinayet işlediklerini göstererek ümmet-i Muhammed'i onların şerlerinden korumaya çalışmaktır.


"AKLIMIN ALMADIĞI HADİSLERİ KABUL ETMEM." DİYENLERE CEVAPHadis inkârcıları sıkışınca diyor ki:
— Biz bütün hadisleri inkâr etmiyoruz. Eğer hadisi akıl ve mantık kabul ediyorsa biz onu kabul ederiz. Yok, akıl ve mantık kabul etmiyorsa biz de onu kabul etmeyiz.
Yani bunlar hadisin cerh ve tadilini akılla yapıyorlar. Akılları kabul ederse o söz hadistir. Yok, akılları kabul etmezse o söz hadis değildir!
Bu sözü söyleyenlere deriz ki: Şimdi size bazı ayetler göstereceğiz. Bakın bakalım, bunları aklınız ve mantığınız kabul ediyor mu?
Kehf suresinde Hazreti Hızır'ın bir gemiyi delmesinden ve bir çocuğu öldürmesinden bahsedilir. Bu işin hikmeti olarak da eğer gemi sağlam olursa zorba hükümdarın gemiye el koyacağı ve çocuk büyürse anne babasına asi olacağı zikredilir. Yani Hazreti Hızır, gelecekte olacak bir hadiseye binaen gemiyi deler ve çocuğu öldürür.
Şimdi, ey aklını hakem yapan hadis inkârcıları! Aklınız bu olayı alıyor mu?
Herhâlde almıyordur. O hâlde hadi hadislere yaptığınız muameleyi bu ayetlere de yapın; ayetleri de inkâr edin ve yaklaşık 1 sayfayı mushafınızdan yırtın atın.
Yine Neml suresinde zikredilir ki: Hazreti Süleyman (a.s.) bir vadiye gelir. Kraliçe karınca diğer karıncalara şöyle seslenir:
يَا أَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْ لا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمَانُ وَجُنُودُهُ وَهُمْ لاَ يَشْعُرُونَ
Ey karıncalar! Evlerinize girin. Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. (Neml 18)
Ayet-i kerimenin açık beyanıyla, Karınca Hazreti Süleyman (a.s.)'ı tanır ve diğer karıncalara "Evlerinize girin." der. Hazreti Süleyman (a.s.) da karıncanın bu sesini işitip tebessüm eder.
Şimdi, ey aklını hakem yapan hadis inkârcıları! Bu olayı aklınız alıyor mu? Herhâlde almıyordur.
— Yani Karınca Hazreti Süleyman'ı nereden tanıyacak?
— Diğer karıncalara sesini nasıl ulaştıracak?
— Ve Hazreti Süleyman o kısık sesi nereden duyacak?
Herhâlde bu ayetler hadis olsaydı böyle düşünür ve hadisi inkâr ederdiniz. Hadi aynı muameleyi ayetlere de yapın!
Sizin hakeminiz aklınız. Aklınızın almadığı bu ayetleri de inkâr edin ve yaklaşık 1 sayfayı mushafınızdan yırtın atın!
Yine Kehf suresinde Ashab-ı Kehf'in mağarada yaklaşık 300 yıl uyuduğu zikredilir.
— Bunu da aklınız almıyor değil mi?
O hâlde bunu da inkâr edin.
Neml suresinde Hazreti Süleyman'ın kuşlarla konuşabildiği zikredilir. Aklınız bunu da almıyor; hadi bunu da inkâr edin.
Sebe suresinde Hazreti Süleyman'ın rüzgâra bindiği; gündüz bir günlük yol ve gece bir günlük yol aldığı zikredilir.
— Aklınız bunu da almıyor değil mi?
Öyle ya, insan rüzgâra binebilir mi? Akıl bunu almaz. Öyleyse hadi bunu da inkâr edin ve bu sayfayı da mushafınızdan yırtın.
Hazreti Musa'nın asanının yılan olduğu, Hazreti İbrahim'in ateşe atılıp da yanmadığı, Hazreti Salih'in bir kayadan deve çıkardığı ve bunlar gibi diğer hadiseleri de aklınız almaz. O zaman bu hadiselerin geçtiği sayfaları da yırtıp atın.
Daha bunlar gibi çok ayet gösterebiliriz. Bu ayetler hadis olsaydı hadis inkârcıları hepsini inkâr ederdi.
— Peki, bunlar hak mı değil mi?
İmanı olan diyecek ki: Evet haktır, çünkü bunlar ayettir.
İmanı yoksa zaten bu makamda ona sözümüz yok. Bizim sözümüz, aklını hakem kılan ve aklının kabul etmediği hadisleri inkâr eden kişiyedir. Ona diyoruz ki:
— Bak, aklının almadığı çok ayetler var. Şimdi bunları aklın almıyor diye inkâr mı edeceksin? Edemiyorsun değil mi? Çünkü bunlar ayet. Eğer etsen kâfir olursun.
— Peki, ayette yapamadığını hadiste niçin yapıyorsun?
Şunu hiç düşündün mü: İnkâr ettiğin bir hadis Peygamberimizin sözüyse ne yapacaksın?
Sana son sözümüz şu: Hadisler akılla cerh ve tadil yapılmaz. Hadislerin cerh ve tadil usulü farklıdır. İnşallah bu konuyu ileride kendi başlığında izah edeceğiz.
Kardeşlerim, bu dersimizde şunu anlatmaya çalıştık: Eğer aklımızı hakem yapar ve aklımızın almadığı hadisleri inkâr edersek, aklımızın almadığı bir çok ayet de var; o zaman o ayetleri de inkâr etmeliyiz. Yok, ayetleri inkâr edemiyorsak hadisleri de inkâr edemeyiz. Yapmamız gereken tek şey, hadis âlimlerinin sözlerine tabi olmak ve hadisler hakkında onların izahını esas yapmaktır. Mesele bu kadar basittir!