Kibirlenmekle, kibirli görünmek farklıdır. Kibirliye karşı, kibirli görünmek sadaka vermek gibi sevaptır. Hadis-i şerifte, (Kibirliye kibirli görün ki, onu hakir ve küçük düşürmüş olursun) buyuruldu. (İ. Gazali)
Yani sizin kaçırdığınız nokta şu; kibirli olmaktan bahsetmiyorum, bize karşı zaten kibirli yaklaşan kimseye karşı gösterilecek bir durumdan bahsediyorum. Zaten durduk yere kibirlenmek şirk.
Kibir sahibine karşı tevazu eden kimse, kendisine zulmetmiş olur. Bid'at sahiplerine ve zenginlere karşı da kibirli görünmek caizdir. Bu kibir, kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir. Savaşta, bid’at ehli ile münazara ederken onlara karşı kibirli görünmek de sevaptır. Sadaka verirken de neşe ile karışık kibirli görünmek, malı parayı çöpe atar gibi vermek gerekir. Sadaka verenin kibirli görünmesi, fakire karşı değildir. Verdiği malı küçültmek, mala kıymet vermediğini gösterir. Gösteriş yapan riyakârlara karşı da kibirli görünmek caizdir.
Burada kibir ilk anlam olarak kullanılmıyor o halde, 2. anlamı gururmuş, sanırım bundan bahsediliyor. Karşı taraftaki kişi seni küçük görmeye çalışsa da sen kendi gururunu kırmamalısın, sonrasında sen zarar görürsün kendini küçük görmeye ve psikolojik hezeyanlara gidebilir işin sonu. Ya da yukarıdaki örnek üzerinden gidersek paraya değer vermediğin için üzerine düşmüyor olman, zengine veya güç sahibine karşı önünde ezilip bükülmemen vb. gibi. Bu bakış açısıyla desteklerim ama alt anlam olarak anlaşıldığı için tefsiri gerekli, biraz da zorlama bir çıkarım oluyor; çeviri kaynaklı bir problem olabilir.